Covid-19 Salgını ve Kamuoyu: Normalleşiyoruz Ama Hala Endişeliyiz

Ipsos olarak gerçekleştirdiğimiz Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını takip etmeye devam ediyoruz. Bu haftaki derlememizde Normalleşme Süreciyle İlgili olarak kamuoyunun nabzını tuttuk.

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications
Get in touch

Normalleşme Sürecinin Başlamasıyla, Hayatımızın Radikal Şekilde Değiştiğini Düşünenlerin Oranında Azalma Oldu.
Salgın sürecinde günlük hayatımızdaki ciddi değişikliklerin salgın sonrasında hem toplumda hem de devletlerin sistemlerinde köklü bir değişikliğe yol açacağı düşüncesi hakimdi.
Ancak 1 Haziran itibariyle toplumun bir kesiminde yeni normali sahiplenmek yerine salgın öncesindeki eski normale dönüş eğilimini gözlemliyoruz. Bu da hayatlarımızda radikal bir değişiklik olacağı iddiasını zayıflatıyor.

görselhaber1

1 Haziran Normalleşme Döneminin Başlamasıyla Beraber Evden Dışarı Çıkanların Sayısında Da Artış Oldu.
Evden çıkanların temel gerekçesi işe gidip gelmek ve market alışverişi gibi zorunlu ihtiyaçlar. Dışarı çıkanların yarısının (%48) temel ihtiyaçların yanısıra hava almak, aile/akraba ziyareti, misafirliğe gitmek gibi keyif nedenlerle de dışarı çıktığını görüyoruz. Bu durum normalleşme sürecinin bir parçası olmakla beraber maske kullanımı, sosyal mesafenin korunması ve kişisel hijyenin elden bırakılmaması gerektiği topluma sık sık hatırlatılması gereken bir konu. Ipsos olarak bu 3 temel bireysel tedbirin alınıp alınmadığını ölçmeye devam edeceğiz.

görselhaber2

Vatandaşlar Normalleşme Sürecine Ne Kadar Hazır Olduğumuzu Düşünüyor?
Araştırmada, normalleşme takvimi kapsamında alınan çeşitli kararların kamuoyu nezdindeki onay düzeyini inceliyoruz. Bu çerçevede son dönem araştırmamızda plaj, milli park ve bahçelerin açılmasına yönelik vatandaşların görüşünü aldık. Her ne kadar evden dışarı çıkanların oranı Haziran ayı itibariyle artmış olsa da kamusal alanların tekrar faaliyete geçmesine çoğunluk karşı çıkıyor. Salgında ikinci dalganın yaşanabileceği ihtimalinin vatandaşların bu konudaki görüşünü şekillendirdiğini söyleyebiliriz.

görselhaber3

Salgın Herkesi Eşitledi Mi Yoksa Eşitsizliği Arttırdı Mı?
Koronavirüs salgınının toplum üzerindeki etkilerine dair tartışmalarından birisi de eşitsizlik. Salgının sosyal statüden bağımsız olarak aslında herkesi etkilediği ve hatta eşit bir seviyeye getirdiğini savunanların yanısıra tam tersine toplumdaki eşitsizlikleri su yüzüne çıkardığını iddia edenler var.
Türkiye genel kamuoyu ise bu konuda ikiye bölünmüş gözüküyor. Her 10 kişiden 5’i salgının zengin-yoksul herkesin aslında eşit olduğunu gösterdiğini düşünüyor, 4’ü ise tersine sınıflar arasındaki uçurumun daha da arttığını söylüyor.

görselhaber4

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik şu değerlendirmeleri iletti: “Endişeli bir normalleşme yaşıyoruz. Salgının yarattığı tüm tahribata rağmen bir yandan da hayat devam ediyor, son hafta içinde dışarı çıkanların oranı Nisan ortasında %60’lar civarında idi, yani %40 dışarı çıkmamıştı. Haziran ortasına geldiğimizde son hafta içinde en az 1 kez dışarı çıkanların oranı %80’leri aştı, tabii bunda yaş gruplarına uygulanan kısıtlamanın gevşetilmiş olmasının da payı büyük. 
Her ne kadar her on kişiden altısı plaj, park gibi alanların kullanıma açılmasını doğru bulmasalar da dışarı çıkanların yarıya yakını zorunlu ihtiyaçların yanı sıra eş-dost ziyareti, hava almak gibi nedenler ile çıkıyor. Dediğim gibi normalleşiyoruz ama endişemiz de hala baki.
Çoğunluk, salgının hayatlarımızı radikal şekilde değiştireceği fikrini hala korusa da bu yargı yavaş yavaş zayıflamaya başladı. Gerek eski yaşama doğru adım adım dönüyor olmamız, gerekse bu dönemdeki bazı değişimlere alışıyor olmamızın etkisi ile olabilir. 
Salgının toplumsal sınıflar arasındaki farklara etkisine dair bir görüş ayrılığı söz konusu. Virüsün insan sağlığı üzerinde yarattığı risk, zengin veya değil insan olan herkes için eşitti. Ülkemizde bu salgın özelinde tedaviye erişim olanakları açısından da maddi durumu daha iyi olanlar ve olmayanlar arasında büyük fark yok. Vatandaşların yarıya yakınında bu durumun yol açtığı bir eşitlenme duygusu gözlemliyoruz. Öte yandan toplumsal sınıfların sınırlarını belirleyen etken insanların bedenen sağlıklı olup olmamaları değil, aralarındaki gelir farklılıkları. Salgının neden olduğu ekonomik hasara dair endişe, sağlık endişesinin önüne geçmeye henüz yeni yeni başladı. Önümüzdeki dönemde ekonomi daha fazla gündem teşkil ettikçe farklı gelir gruplarının daha farklı yorumlarını görme ihtimalimiz var.”

Araştırma Künyesi
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 12 - 19 Haziran 2020 saha tarihi ile 11. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, % 95 güven aralığında ± %3’tür…

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications