Deprem Ülkemizin Gerçeği... Tehlikenin Farkındayız.

Ipsos Deprem Araştırması ve 2023 Beklentiler Araştırmalarımızdan derlenen verilerle bu hafta toplumun deprem ile ilgili tutum ve davranışları incelenmiştir.

2023 senesine girerken Türkiye’deki her 3 bireyden 2’si ülkemizde büyük bir doğal afet olacağını düşünüyordu.
20subat4

Yaşanan deprem sonrasında ise depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %43’ü böyle bir afetin kendi ilinde yaşanmasının çok büyük ihtimal olduğunu, %42’si de böyle bir ihtimalin olduğunu düşünüyor. Toplamda bireylerin %85’i kendi ilinde böyle bir afetin yaşanabileceği endişesini taşıyor.  
20subat5

Ancak her ne kadar Türkiye’de yaşayan bireylerin çoğunluğu kendi ilinde de böyle bir afetin  olacağını düşünse de bugün  depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin sadece %24’ü konutunun depreme dayanıklı olup olmadığı konusunda bir araştırma yaptırmış. Diğer dikkat çekici bir husus ise bireylerin %27’si oturdukları konutun depreme dayanıklı olmadığını, %36’sı da dayanıklı olup olmadığı konusunda emin olmadığını belirtiyor.  
20subat6

Bugün evinde deprem çantası olan hanelerin oranı %31. Ancak bu depremden sonra evinde deprem çantası olmayan bireylerin %73’ü deprem çantası hazırlamayı düşünüyor. 
20subat7

6 Şubat 2023’te ülkemiz 8 saat ara ile 10 ili kapsayan 2 deprem yaşadı. Bu kadar geniş bir bölgeyi kapsayan bu depremde diğer illerde yaşayan bireylerin %59’unun bu bölgelerde yaşayan ya bir akrabası ya da bir arkadaşı var.  Bu kişilerin %28’i bu depremde bir yakınını kaybetmiş. %31’inin de yaralanan bir arkadaşı ya da akrabası var. 
20subat8

Depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %51’i arama kurtarma çalışmalarının ilk 24 saatindeki performansının başarılı olmadığını düşünüyor. Ancak tüm süreç göz önünde bulundurulduğunda her 3 kişiden 2’si arama kurtarma çalışmalarını başarılı olarak değerlendirirken her 3 kişiden 1’i ise başarılı olmadığı görüşünde. 
20subat9

Depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin arama kurtarma çalışmalarında en başarılı bulduğu kurum ve kuruluşlar Madenciler, AFAD ve AHBAP. 
20subat10

Bu büyük afet sonrasında depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan her 10 bireyden 9’u yardım kampanyalarına katılmış. Yardımda bulunanların %77’si nakit, %64’ü ise gıda, kıyafet gibi ayni yardımlarda bulunmuş. Bölgeye giderek arama kurtarma çalışmalarına destek verdiğini söyleyen bireylerin oranı ise %4. 
20subat11

AFAD ve AHBAP nakit yardımında bulunan bireylerin tercih ettiği kurum ve kuruluşlarken, ayni yardımda bulunanlar kendi illerinin belediyeleri aracılığıyla bu yardımlarda bulunmuş. 
20subat12

Depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %64’ü bundan sonraki aylarda da yapılacak yardımlara katılmak istediğini belirtiyor. Bu kişilerin %68’i nakit yardımı yapmak isterken, %43’ü fiziksel olarak çalışmak istediğini belirtiyor. 
20subat13

Ipsos, Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 2000lerin üçüncü on yılı başlarken hepimiz çeşitli umutlar besliyorduk. Ancak bundan sonraki nesillerde de anlatılacak çok acı bir döneme girdiğimizi maalesef bilmiyorduk. Henüz iki ay geçmişti ki Covid-19 salgını hayatlarımızı alt üst etti. Tüm Dünya'daki alt üst oluş hala tam olarak sona ermiş değil. Bu kısa değerlendirmeyi hazırlamak için Sağlık Bakanlığı'nın ilgili web sayfasına baktığımda yaklaşık 2.5 yıl içinde 101 bin canı Covid-19 yüzünden yitirdiğimizi gördüm. İnsanın en önemli özelliklerinden biri, unutuyoruz.

Yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri o kadar korkunç bir felaketki, bir anda yitirdiğimiz insan sayısının Covid-19 nedeni ile 2.5 yılda yitirdiklerimize yakın olmasının endişesi içindeyiz.

Objektif araştırmalar, toplumda hakim düşünce ve duyguları anlamak için çok önemli çalışmalar. Ancak depremlerin vurduğu 10 şehrimizde şu dönemde çok hayati konular varken araştırma yapmayı doğru bulmadık. Deprem felaketinin ülkemizin geri kalan şehirlerinde yaşayan vatandaşlarda nasıl bir ilk etki yarattığını araştırdık.

Şunu not etmek önemli; deprem ülkemizin gerçeği olduğu kadar çelişkisi de. Deprem, beklemediğimiz, farkında olmadığımız bir tehlike asla değil, ancak buna rağmen hazırlık yapmadığımız bir olay. 2023 yılına girerken ülkemizdeki her üç kişiden ikisi bu sene yaşadığı şehrin bir doğal felakete uğrayacağını düşünüyordu. Bu oran araştırmanın yapıldığı 36 ülke arasında Endonezya'dan sonra en yüksek ikinci orandı. Kahramanmaraş Depremleri'nden sonra deprem bölgesi dışında yaşayan her on kişiden yaklaşık dokuzu kendi şehrinde de bir deprem yaşanması ihtimali olduğunu düşünüyor. Yani artan bir şekilde bu tehlikenin farkındayız. Ama? Ama dört kişiden üçü oturduğu konutun depreme karşı dayanıklılığını ölçmemiş. Üstelik her üç kişiden ikisi depreme dayanıklı bir konutta yaşadığından emin olmadığı halde.On kişiden yedisinin deprem çantası olmaması bir yana, bu gruptaki dört kişiden biri bundan sonra da bir deprem çantası hazırlamayı düşünmüyor bile.

Bu insanlar deprem bölgesinde değiller, evet çok yakından izlediler ama yine de tam olarak konunun ciddiyetine vakıf olmayabilirler diyebilirsiniz. Ben de durum pek öyle değil derim, çünkü kendisi deprem bölgesinde yaşamasa da her on kişiden altısının o bölgede bir yakını var, ve bu gruptakilerin yarısından fazlasının yakınları hayatlarını kaybettiler veya yaralandılar. Bahsettiğim yaman çelişki de bu. Bunun üstesinden gelmeye mecburuz.

Deprem sonrasındaki gelişmeleri uzaktan takip eden kitle içinde ilk 24 saatteki arama-kurtarma-destek çalışmalarının performansından memnun olmayanların oranı daha yüksek. Öte yandan bu kitlenin izlenimleri ilerleyen günlerde bu çalışmaların daha başarılı yürütüldüğü yönünde. En başarılı bulunan kurum-kuruluşlar madenciler, AFAD ve AHBAP ekipleri. Araştırmamızı yaptığımız dönem 14-16 Şubat günleri, o günler itibarı ile en başarısız bulunan kurum ise hükümet.  

Toplumun deprem bölgesi ile dayanışma-yardım kampanyalarına nasıl bir büyük bir katılım gösterdiğini çevremizden gördük. Araştırmamız da bunu doğruluyor, her on kişiden dokuzu bu kampanyalarda yer almış. Nakdi yardımda bulunanların önde gelen tercihleri AFAD ve AHBAP olmuş. Ayni yardımlarda ise belediyeler öne çıkıyor. 

Mucize kurtuluşlar uzun zaman devam etti. Gerek ülkemizin gerekse Dünyanın dört bir köşesinden yardıma koşan diğer ülke ekipleri gece-gündüz demeden çalıştılar. Yardım kampanyalarına katılan her yüz kişiden dördü bizzat bölgeye giderek arama-kurtarma-destek çalışmalarında bulunmuşlar. 

Ancak ben bu değerlendirme için çalışırken ertık enkaz kaldırma çalışmaları başlamış halde. Bir yandan da geçici barınma için çadır kentler, konteyner kentler için çalışmalar sürüyor. 
Aldığımız büyük yara kanamaya devam ediyor, daha çok uzun yıllar bu yaradan kan sızacak. Diğer illerde yaşayan her üç kişiden ikisi önümüzdeki aylarda bölgede hayatın yeniden kurulması için para yardımı yaparak veya çalışmalara katılarak katkı vermek istiyor. 

Bu olağanüstü değerli bir dayanışma refleksi. Bu refleksin yanına şu yaman çelişkimizden kurtulmayı da eklesek? Hangi şehirde yaşıyor olursak olalım, bireyler ve kurumlar olarak bulunduğumuz yerde binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirelim. Deprem felaketi ile mücadelede en önemli tepkimiz bu olmalı. Tekrar edeyim, buna mecburuz, bu bizim gelecek nesillere borcumuz.

ARAŞTIRMA KÜNYESİ:
    IPSOS DEPREM ARAŞTIRMASI: Araştırma 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde 6 Şubat depremlerinden etkilenen 10 il hariç diğer illerde nüfusu temsil eden 1.000 birey ile online anket yöntemiyle (CAWI) 14-16 ŞUBAT 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. 
    2023 BEKLENTİLER ARAŞTIRMASI:  21 Ekim- 4 Kasım tarihleri arasında Ipsos Online Panel sistemi aracılığıyla dünya çapında 36 ülkede gerçekleştirilmiştir. Örneklem, çoğu ülkede 16-74 yaşları arasında , Amerika, Kanada, İrlanda, İsrail, Malezya, Güney Afrika ve Türkiye’de 18-74 yaşları arasındaki 24.471 yetişkini kapsamaktadır.  Araştırmaya Ipsos Online Panel üzerinden bazı ülkelerde 1000, Türkiye dahil bazı ülkelerde de 500 kişi çalışmaya katılmıştır. 
 

Toplum