Her 10 Vatandaştan Yaklaşık 6'sı, Normalleşme Sürecine Olumlu Destek Veriyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 45. dönem verileriyle vatandaşların; Covid-19’un etkilerine, yaşanan mutasyon örneklerinin bu sıkıntılı süreci ne yönde değiştireceğine, sokağa çıkma kısıtlamalarına ve normalleşme kararlarına yönelik tutum ve davranışları irdelendi.

Normalleşme Planına Yönelik Kamuoyu Desteği %58.

Ipsos’un gerçekleştirdiği araştırmada; vatandaşlara illerin risk açısından sınıflandırılması ve buna göre Mart ayı başında kademeli olarak normalleşme sürecinin başlaması konusunda görüşleri soruldu.  Bu karara destek verenlerin oranı vermeyenlerden yüksek oldu. Her 10 vatandaştan yaklaşık 6’sı destek verirken, vatandaşların dörtte biri bu karara karşı çıktığı görüldü. Toplumda normalleşme konusunda bir beklenti olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak; henüz bu beklenti büyük çoğunluğu kapsamıyor… 
slide6

Yeme-İçme Mekanlarının Açılmasına Dair Kamuoyunda Beklenti Var.

Kasım ayından itibaren salgınla mücadele kapsamında, restoran, kafe, lokanta gibi yeme ¬içme yerlerinin faaliyetleri kısıtlı bir şekilde devam ediyor, sadece paket servis veya gel-al sistemi ile çalışmalarına izin veriliyor.  Mart ayında normalleşmenin başlayacağına dair açıklamalar bu işletmelerin durumunun ne olacağına dair soruları da beraberinde getirdi. Vatandaşların %80’i bu işletmelerin tekrar faaliyetlerine başlaması gerektiğini düşünüyor.  Burada temel beklenti, müşteri sayısı kapasitesi, oturma süresi gibi yeni kısıtlamalar uygulanarak bu işletmelerin açılması yönünde.

slide7
Büyük Çoğunluk, Vatandaşların Sokağa Çıkma Kısıtlamalarına Tam Olarak Uymadığını Düşünüyor.

Kasım ayında sokağa çıkma kısıtlamalarının başlamasının üzerinden 3 ay geçti. Son haftalarda vatandaşların sokağa çıkma kısıtlamalarına uymadığına dair görüntüler hem televizyon ekranlarında hem de sosyal medyada çokça konuşulur oldu. Ipsos da son dönem çalışmasında; araştırmaya katılan bireylerden vatandaşların sokağa çıkma kısıtlamalarına ne kadar uyduklarını değerlendirmelerini istedi. Buna göre tablo pek iç açıcı değil. Vatandaşların bu kısıtlamalara tümüyle uyduğunu düşünenlerin oranı sadece %6. Vatandaşların kısmen uyduğunu belirtenler %53 iken, hiç uymadığını söyleyenler %37 düzeyinde. Diğer bir ifadeyle, her ne kadar sokağa çıkma kısıtlamaları devam etse de vatandaşların bu kısıtlamaları esnettiği görüşü hakim. 

slide5


Varyantın Salgının Çok Daha Uzun Sürmesine Neden Olacağı Görüşü Hakim.

Aşının bulunması ve birçok ülkede aşılama çalışmalarının başlaması salgının sona ermesi konusunda beklentileri güçlendirse de yeni varyantların ortaya çıkması bir o kadar kafa karıştırıcı. Aşıların bu varyantlar üzerinde ne düzeyde etkili olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Genel kamuoyunun büyük çoğunluğu yeni varyantların salgının çok daha uzun sürmesine yol açacağını düşünüyor (%62). Çok uzun olmasa dahi salgının süresini biraz arttıracağını ifade edenler ise toplumun dörtte birini oluşturuyor.

slide4
Toplumun Yarısı Son 1 Haftada Salgının Etkilerinin Aynı Şekilde Hissedildiğini İfade ediyor...

Ipsos verilerine bakıldığında Ekim-Kasım aylarında toplumun çok küçük bir kesimi salgının ülkemiz üzerindeki etkileri konusunda iyimser hissediyordu. Hatta iyimser hissedenlerin oranı vaka sayılarının çok yüksek olduğu Kasım ortasında %4’e kadar düşmüştü. Vaka sayılarındaki düşüşle beraber iyimser hissedenlerin oranı da yavaş yavaş artış gösterdi. Yeni bir yıla başlangıç yaparken vatandaşların önemli bir kesimi önümüzdeki döneme dair umutlu hissettiğini belirtiyordu. Ocak ayında bu olumlu havanın da etkisiyle beraber salgının ülkemiz üzerindeki etkileri konusunda iyimser hissettiğini söyleyenlerin oranı %50 seviyelerine kadar çıktı. Son dönemde ise bu oran  %37 olarak gerçekleşti. Vatandaşların yarısı ise bu konuda aynı hissettiğini ifade ediyor… 

slide3
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmesinde: Salgın ile mücadelede yol ayrımları yaşadık, yaşıyoruz. Geçen yaz başındaki normalleşme, sonrasında sonbahardaki yeniden kapanma tedbirleri gibi... Son günlerde de yine normalleşme ihtiyacı ile tedbirlerin devam etmesi fikirleri çokça tartışılıyor, yine bir karar noktasına geldik gibi görünüyor. Normalleşme ihtiyacı derken, her iki kişiden biri için salgının etkilerinde bir değişim söz konusu değil. Muhtemel bir mutasyonun salgının daha uzun sürmesine yol açacağını düşünenler büyük bir çoğunluk oluşturuyor.
Ancak yine de temkinli bir şekilde normalleşme adımlarının atılması gerektiği düşünülüyor. Her on kişiden altısı, salgın tedbirlerinin illerde vaka yoğunluklarına göre kademeli olarak gevşetilmesi fikrini doğru buluyor. Ve toplumun %80’i restoran ve kafelerin açılması taraftarı. Diğer yandan mevcut durumda toplumun sadece %6’sının sokağa çıkma kısıtlamalarına tamamen uyduğunu düşünüyoruz. Yani mevcut kısıtlamalara gerektiği gibi uymadığımız fikrindeyiz. Evet normalleşmeye maddi-manevi ihtiyaç var, bu kesin, ancak her ne kadar günlük kayıp sayılarında büyük artış gözlemlenmiyorsa da son haftalarda günlük vaka sayılarında kayda değer artış oldu. Salgınla mücadelemizde, normalleşmeye geçmemizi gerektiren gerçek bir kazanım olduğundan emin miyiz? Bilim kurulunun ve yetkililerin önlerindeki dilemma işte bu..” dedi.
  

ARAŞTIRMA KÜNYESİ 
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 18- 24 Şubat 2021 saha tarihleri ile 45. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, %95 güven aralığında ± %3’tür…