Koronavirüs Sürecinde; Her 10 Bireyden 7’si; Kendisine”, 6’sı“Bilime”, 5’ i ise “Din” Konusuna Daha Fazla Değer Verdiğini Belirtiyor.

Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. Ipsos’un gerçekleştirdiği Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 26. döneminde ülkemizin en önemli sorunları mercek altına alınıyor.

Salgınla beraber toplumsal ruh halinin daha da olumsuz bir yöne evirildiğini izliyoruz.  Vatandaşlar günlük hayatlarında endişeli, yorgun ve bıkkın hissediyor. Gerek ekonominin gidişatı, gerekse salgının ne zaman sona ereceğine dair var olan belirsizlik durumu olumsuz ruh halini daha çok tetikliyor. Bireylere son 1 hafta içinde salgının ülkemiz için etkileri konusunda daha iyimser mi kötümser mi hissettiklerini sorulduğunda yarıya yakını (%46) hislerinde herhangi bir değişim olmadığını belirtiyor. Salgının ülkeye etkisi konusunda daha kötümser hissedenlerin oranı (%33) ise daha iyimser hissedenlere (%21) kıyasla yüksek görünüyor. Kötümserliğin üst ve orta sosyo-ekonomik sınıfta (SES) daha yaygın olduğu görülüyor.

koronavirus ve toplum grafikVirüsü Kendimiz veya Ailemiz için Ne Kadar Tehlike Görüyoruz?
Ipsos; yaptığı araştırmaların ilk döneminden itibaren vatandaşların kendileri veya aileleri için salgını ne kadar tehlikeli gördüklerini izliyor. İlk dönemde salgının kendileri veya aileleri için çok tehlikeli olduğunu düşünenlerin oranı %37 düzeyindeyken, Eylül ayında %60 seviyesine kadar yükseldiği görülüyor.  Son dönemde ise benzer şekilde ciddi tehlikeli bulanların oranı %56 seviyesinde olduğu sonuçlardan okunuyor. 
Bu tehlike algısı ise bireylerin demografik kimliklerinden ziyade salgına yakalanma veya iyileşme riskleri ile doğru orantılı seyrediyor. Örneğin, “salgına yakalanacağımı zannetmiyorum” diyenler arasında virüsü kendileri için ciddi tehlikeli görenlerin oranı %51 iken, bu ifadeye katılmayanlarda ciddi tehlike algısı daha yüksek (%66) olduğu görülüyor. Benzer şekilde, “virüse yakalansam bile kolay atlatacağımı düşünüyorum” ifadesine katılanların yarısı (%48), virüsü kendileri veya aileleri için ciddi tehlikeli olarak tanımlıyor. Bu ifadeye katılmayanlarda ise ciddi tehlike algısı %66 seviyesine çıkıyor.
Koronavirüs ve toplum graf 2

Salgının Hayata Bakış Açısına Etkisi 
Salgının birçok konuda tutum ve davranışları doğrudan etkilediği aşikar. Bireysel veya toplumsal değerlerimiz üzerindeki etkilerini ise bugünden yorumlamak daha güç. Ipsos bu soruyu doğrudan bireylere sorduğunda aldığımız cevaplar bugünün hissiyatıyla verilmiş olabilir. Değerlerin salgın gibi çok büyük toplumsal olaylar karşısında ne kadar değişime uğrayacağını önümüzdeki dönem gösterecek. O nedenle bu grafikteki veriyi daha ihtiyatlı yorumlamak gerekliliğini düşünüyoruz.  Ipsos 26. dönem çalışmasında; koronavirüs salgınının çeşitli konulara bakış açısına olan etkisini sorguladı.  Buna göre salgınla beraber; her 10 bireyden 7’si; “kendisi”, 6’sı “bilim”, 5’i ise “din” konusuna daha fazla değer/önem verdiğini belirtiyor. Salgının ve bu süreçte zorunluluktan kaynaklı eve çekilmenin etkisiyle bireylerde kendisi hakkında daha fazla düşünme, kendi sağlığına daha fazla önem verme, anı yaşamaya daha değer verme gibi eğilimler gözlemleniyor.  

Bilim ise salgından kurtulmamız için tek yol olarak bize iyi haber vermesini beklediğimiz bir alana dönüşmüş tek başlık olarak öne çıkıyor. Bilime duyduğumuz ihtiyaç bu verilerden okunuyor.  Din ise toplumun yarısı için tüm bu zorlu süreçte belki daha fazla maneviyat ihtiyacından ötürü, belki de insanın tek başına her şeye yetemediği düşüncesinin güçlenmesiyle beraber daha fazla önemli hale geldiği görülüyor.
Koronavirüs ve toplum graf 2


Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmelerinde şunları iletti;  “Direnme gücünü ailemizden ve maneviyattan alıyoruz. Birey olarak kendi değerimizi daha fazla fark ettiğimiz bir dönem, bunun yanında gerek uzaktan eğitim etkisi ile gerekse kendi tercihlerimiz ile çocuklarımıza daha fazla zaman ayırıyoruz. Ülkemizde zaten çok önemli olan Din kavramı bu dönemde her iki kişiden biri için daha da önemli oldu, her on kişiden dördü ibadete daha fazla zaman ayırdığını belirtiyor. 
Bu güç ile direnmeye devam ederken aynı zamanda salgının sonunu bilimsel çalışmaların getireceğini de biliyoruz ve her on kişiden altısı için bilim eskisine kıyasla daha önemli hale geldi.  Toplumun yarısından fazlası salgının kendisi ve ailesi için ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyor, oysa ki bu oran Haziran başında %40’lara kadar düşmüştü. Günlük hasta sayısının Mayıs ayındaki vaka sayısına denk olduğu bir dönemden geçiyoruz, her ne kadar bir süredir vaka sayıları açıklanmıyor olsa da en azından Mayıs ayından daha fazla olduğunu tahmin etmek zor değil. Tüm bu gidişat içinde son bir haftada kötümserliğe kapılanların sayısının daha iyimser olanların yaklaşık 1,5 katı olduğunu söyleyebiliriz.”.

Araştırma Künyesi
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 7-12 Ekim 2020 saha tarihi ile 26. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, %95 güven aralığında ± %3’tür…