Koronavirüs ve Toplum: Bu Sene Tatil Hayal mi?

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor. Araştırmanın 15. Döneminden verilerle hazırlanan derlemede Türkiye kamuoyu nezdinde ; - Normalleşme Planının Onay Durumu - Dışarıda yeme içme, restoran ve cafelere gitme - Tatil planları Konularında sonuç ve değerlendirmeler iletildi.

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications
Get in touch

Normalleşme Planını Onaylayanların Oranı Son 3 Dönemdir Benzer Seviyede.
Araştırmada, Mayıs başından bu yana normalleşme planına dair genel kamuoyunun yaklaşımını takip ediyoruz. Normalleşme planına dair kamuoyundan en yüksek desteğin alındığı dönem sürecin başladığı ilk hafta (doğru buluyorum: %50). Bu dönemde vatandaşların uzun bir süredir devam eden kısıtlamaların bir kısmının esnetilmesi bir kısmının kaldırılması karşısında duydukları heyecanı yansıttıklarını söylebiliriz. Ancak salgının devam etmesi ve virüs vaka sayılarındaki artışın da etkisiyle beraber bu süreci yanlış bulduğunu belirtenlerin oranı arttı. Bugün, toplumun yarısı  bu konuda olumsuz görüş bildiriyor (yanlış buluyorum: %52).
grafNormalleşme Sürecinde Vatandaşların Çoğu Halen Restaurant-Café Gibi Yeme-İçme Yerlerine Gitmemiş.
Her ne kadar dışarıda yeme-içme mekanları tekrar faaliyete geçmiş olsa da her 10 vatandaştan 7’si henüz dışarıda yeme-içme yerlerine gitmemiş. Burada dikkat çekici olan husus %58’inin yakın zamanda bu tür yerlere gitmeyi hiç düşünmemesi. Bu veri, dışarıda-yeme içme kültürüne sahip toplumumuzda salgına dair endişenin süregeldiğini göstermesi açısından önemli. Diğer altını çizmemiz gereken bir husus ise salgın öncesi dönemde dışarıda sıklıkla veya bazen yiyip içen bireylerin de bu konuda tedbirli davranmaya devam ettiği. Bu bireylerin de yarısı (%50) benzer şekilde henüz yeme-içme mekanlarına gitmemişler ve yakın zamanda gitmek gibi bir planları da yok.
grafDışarıda Yeme-İçme Konusunda Hala Rahat Hissetmiyoruz.
1 Haziran 2020 tarihi itibariyle tekrar faaliyete geçen lokanta, café gibi işletmelerin alması gereken önlemler Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı.  Bu kapsamda genel kullanım alanı ve oturma alanlarının sosyal mesafeye göre düzenlenmesi, maskesiz müşterilerin içeri alınmaması, her masada el antiseptiği veya kolonya bulundurulması gibi çeşitli önlemler getirildi. Ancak bu önlemler vatandaşların endişelerini henüz ortadan kaldırmamış gözüküyor. %74’ü dışarıda yeme-içme konusunda rahat hissetmediğini söylüyor. Vatandaşların daha rahat hissetmesi için öncelikle işletmelerin yeteri kadar önlem alıp almadığı, alınan önlemlerin virus bulaşma riskini ne derece ortadan kaldırdığı sorularına dair cevapların netlik kazanması gerekiyor.
grafBu Sene Tatil Hayal mi?
Salgının ülkemizde sadece yabancı turist sayısını değil iç pazarda yerli turist sayısını da olumsuz etkilediği aşikar. Biz de araştırmamızda vatandaşların bu sene tatil yapma eğilimlerini anlamak amacıyla vatandaşlara salgın nedeniyle tatil planlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığını sorduk. Buna göre toplumun yaklaşık üçte biri (%29) virus yüzünden tatilini gelecek seneye veya sonrasına ertelemiş ya da iptal etmiş. Bu sene tatil yapacağını belirtenlerin oranı ise %20 seviyesinde. Bu oran bu şartlarda sektör açısından iyi bir haber olarak değerlendirilebilir, diğer yandan konaklama için seçilen yerlerin başında memleketteki/köydeki ailelerinin evi veya kendi yazlık evleri geldiğini de belirtmek gerekiyor. Ayrıca kamping alanlarının salgın döneminde popülerleştiğini ve otel, pansiyon gibi konaklama yerlerine benzer oranlara eriştiğini görüyoruz.
Tüm bunların yanısıra araştırmada vatandaşların yarısının (%53) zaten gündemlerinde herhangi bir tatil planı olmadığını tespit ettik.
grafSalgın Nedeniyle Vatandaşlar Nezdinde Kişisel Araç Sahipliği Değerli Hale Geldi.
Bu sene kişisel veya tatil amaçlı seyahat ederken en çok kişisel aracımızda kendimizi rahat hissedeceğiz. Diğer tüm ulaşım araçlarında kendilerini rahat hissetmeyeceklerini söyleyenlerin oranı rahat hissedeceklerini belirtenlerden daha yüksek. Otobüs %68 ile vatandaşlarda en fazla tedirginlik yaratan ulaşım aracıyken, bunu %50 ile yurtdışı uçuşu ve tren, %49 ile iç hatlar uçuşu takip ediyor. Bu tür ulaşım araçlarında alınan önlemler ile vatandaşların alması gereken tedbirlere dair kamuoyunun daha fazla bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğu söylenebilir.

grafIpsos'un Türkiye CEO'su Sidar Gedik konuyla ilgili şu değerlendirmeleri iletti: "

Toplumun yarıdan fazlası normalleşme sürecini hala doğru bulmuyor, bu Haziran ortalarında vaka sayılarındaki artışın da etkisi ile %70’e yükselmişti, sonraki haftalarda bir miktar azalsa da Temmuz başından beri %52-53 civarında devam ediyor. Normalleşme dendiğinde akla ilk gelen aktivitelerden biri de restoran, kafe gibi mekanlara gitmek, vatandaşların %70’i henüz bu tür mekanlara gitmemiş, her on kişiden altısı yakın zamanda gitmeyi de düşünmüyor. Restoran ve kafelere gittiği halde rahat hissetmeyenler de var. Tatil konusunda da benzer bir durum söz konusu. Vatandaşların yarısı zaten bir tatil planı yapmamışlar. Tatil planı yapmış olan her on kişiden yedisi planlarını ya tamamen iptal etmiş, ya da ileri tarihlere hatta gelecek yıla ertelemişler. Yolculuklar için kendimizi en rahat hissettiğimiz taşıt kendi kişisel aracımız. Otobüs, tren, uçak, gemi gibi taşıtlarda kendini rahat hissederek yolculuk yapanların oranı %14-20 arasında değişiyor, insanların en az yarısı bu taşıtlarda yolculuk konusunda rahatsız hissetmiyor. Özetle toplumun çoğunluğu hala endişeli, rahat hissetmiyor, dikkatli olmaya devam ediyor.

Bu tablonun bir tarafı. Diğer yandan ise sosyal mesafenin dikkate alınmadığı çeşitli toplantılar haber oldu. Yaklaşan bayram ile ilgili olarak da önlem alma gerekliliği üzerine tartışmalar oldu. Yani kayda değer bir kesim de, yani milyonlarca vatandaş da normalleşme sürecini daha hızlı bir şekilde yaşıyorlar.  Bizim medyada karşımıza çıkan örnekler de daha çok bu kesimde yaşanıyor olsa gerek. Bu kadar büyük bir kitlenin önlemleri gevşeterek yaşaması ciddi bir risk oluşturabilir. 2. Dalganın yaşanmaması için maske, mesafe, temizlik önlemlerini eksiksiz uygulamaya devam etmek şart. Bunu yapmak herkesin sadece kendisini ve yakınlarını koruması için gerekli değil, aynı zamanda önlemlerini almaya devam eden milyonlarca vatandaşa yönelik bir sorumluluk."

ARAŞTIRMA KÜNYESİ 
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 14 – 19 Temmuz 2020 saha tarihi ile 15. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, % 95 güven aralığında ± %3’tür…

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications