Pandemi ve Eğitim; Veliler Çocuklarını Okula Göndermek Konusunda Kendilerini Rahat Hissetmiyor

Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırmamızın 17. Döneminden verilerle okul çağında çocuğu olan ebeveynlerin eğitime ilişkin görüş ve beklentilerini analiz ettik. Çalışmada; - • Ebeveynlerin uzaktan eğitime ilişkin değerlendirmeleri • Uzaktan eğitimin ebeveyn-çocuk ilişkisi üzerine etkileri • Yüzyüze eğitim konusunda ebeveynlerin yaklaşımları • Yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin ebeveynlerin tercihleri • Uzaktan eğitim için hanelerde teknolojinin yeterli olup olmadığı değerlendirildi.

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications
Get in touch

Uzaktan Eğitimin Başarılı Olduğunu Düşünen Ebeveynlerin Oranı Düşünmeyenlerden Yüksek. Ancak Toplumda Görüş Birliği Yok
Koronavirüs salgını nedeniyle 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde yüz yüze eğitime ara verilmesi zorunluluğu doğmuştu. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı okullarda uzaktan eğitim uygulanmasını başlattı.
Araştırmada çocuğu ilköğretim ve ortaöğretimde eğitim gören ebeveynlere çocuklarının uzaktan eğitim alıp almadıklarını sorduğumuzda %97 gibi bir oranla öğrencilerin uzaktan eğitime katıldıklarını tespit ettik.
Uzaktan eğitimin başarısını incelediğimizde, çocuklarının yarısının (%49) aldığı uzaktan eğitim ebeveynler tarafından başarılı bulunuyor. Öte yandan çocukların dörtte birinden fazlasının (%28) aldığı eğitim başarısız olarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmelerin okul türüne (ilkokul, ortaokul, lise) göre çok farklılaşmadığını söylemek mümkün.
 grafik

Uzaktan Eğitim Süreci Önemli Bir Kesimin Ebeveyn-Çocuk İlişkisi Üzerinde Olumsuz Bir Etkiye Yol Açmış.
Uzaktan eğitim süreci hem çocuklar hem de ebeveynleri için yeni bir deneyim oldu. Bu sürecin ebeveyn-çocuk ilişkisine etkisini sorguladığımızda %43 gibi bir oranda olumsuz etkiden söz edildiğini görüyoruz ki bu oran gerçekten yüksek. Çocuğun zamanında derse başlamasını sağlamak, derse katılımını teşvik etmek, ders çalıştırmak, ödevlerini takip etmek ebeveynlerin evde öğretmen rolünü de üstlenmelerine neden olmuş olabilir. Yeni eğitim-öğretim döneminde ebeveyn-çocuk çatışmasını önlemeye yönelik yardımcı rehberler paylaşılması gibi çalışmalar yapılabilir.

grafikEbeveynler Çocuklarını Okula Göndermek Konusunda Kendilerini Rahat Hissetmiyor.
Ebeveynlere 2020-2021 eğitim-öğretim döneminde çocuklarının yüz yüze eğitim almaları konusunda kendilerini ne kadar rahat hissettiklerini sorduk. Ebeveynler eğer öğrenci olan birden fazla çocukları varsa bu soruyu her bir çocukları için cevapladılar. Buna göre, yeni eğitim-öğretim döneminde öğrenci olan çocukların %67’si için ebeveynler okula gönderme konusunda kendisini rahat hissetmiyor. Salgının henüz sona ermediği hatta ve son dönemde vaka sayılarındaki artış olduğu göz önüne alındığında ebeveynlerin bu endişelerini olağan buluyoruz.
 grafikYeni Eğitim Öğretim Döneminde Yüz yüze Eğitim Mi Yoksa Uzaktan Eğitim Mi Tercih Ediliyor?
2020-2021 eğitim-öğretim döneminde çocukları için ebeveynlerin yüz yüze eğitim talebiyle uzaktan eğitim talebi benzer oranda (%28). Çocukların üçte birinden fazlası için (%36) ise ebeveynler haftanın belirli günleri yüz yüze eğitim, geri kalanında uzaktan eğitimi tercih ediyor.  Diğer bir ifadeyle ebeveynler arasında bu konuda görüş ayrılığı söz konusu.

grafikOkul Çağındaki Çocukların Üçte Birinin Hanelerindeki Teknolojik Cihaz ve Altyapıları Uzaktan Eğitim İçin Yetersiz.
Uzaktan eğitimin başarısının temel dayanaklarından birisi hanede bilgisayar ve internet gibi teknolojilerin yeterli olması. Bakanlığın veya okulların sağladığı uzaktan eğitim platformları ne kadar gelişmiş olursa olsun, hanede iyi işleyen bir bilgisayar veya internet yoksa eğitime erişimde zorluk yaşanması veya alınan eğitimin kalitesinde düşüş olması muhtemel. Yeni eğitim-öğretim döneminin tümüyle veya kısmen uzaktan eğitimle sürdürülmesi söz konusu olursa, eğitimde eşitlik ilkesi gözetilerek bu konuda zorluk yaşayan ailelerin desteklenmesi gerekli gözüküyor.
 grafik

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede;
"Covid-19 virüsü tarafından kesintiye uğratılan en önemli rutinlerimizden biri de eğitim. Mart ayında hızla alınan yerinde bir karar ile okullar kapatıldı ve uzaktan eğitime geçildi. O dönemde yaptığımız araştırmalarda performansı en çok beğenilen kurumlardan biri de Milli Eğitim Bakanlığı idi. Salgına çok hızlı bir reaksiyon verilmesinde en kritik uygulamalardan biri uzaktan eğitim ve 20 yaş altına sokağa çıkma kısıtlaması oldu. Uzaktan eğitim altyapısının hızla hazırlanması takdir edilse de sürecin devamında pratikte bu uygulamadan yeterince faydalanamayan kesimler de oldu. Velilerin yarısı uygulamadan memnun iken yaklaşık her on veliden üçü uygulamayı başarılı bulmuyorlar. Karantina döneminde çocukların ödevlerini takip etmek, derse katılımlarını sağlamak gibi ekstra sorumluluklar ebeveyn-çocuk ilişkisi açısından da bir sınav oldu. Her on veliden dördü, bu dönemin çocukları ile ilişkilerini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Eylül ayına doğru yaklaşırken tartışmaların odağında okullar açıldığında nasıl bir senaryo ile ilerleyeceğimiz sorusu var. Bakanlık alternatif senaryoları değerlendiriyor. Bir yandan da normalleşme sürecinde giderek gevşeyen tedbirler ve Kurban Bayramı’nın ardından yeniden yükselişe geçen günlük vaka sayıları alarm veriyor. Bu yüzden de okulların eğitime hangi yöntem ile devam edeceğini belirlemek giderek zorlaşıyor. Veliler açısından da doğal olarak endişe dinmiyor. Her üç veliden ikisi çocuklarını okula gönderme konusunda rahat hissetmiyor. Her ne kadar yarıya yakın bir kesim uzaktan eğitimden memnun kalmış olsa da konu tamamen yüz yüze eğitime dönüş yapmak noktasına geldiğinde bunu isteyenlerin oranı %28’e düşüyor. Tamamen uzaktan devam edelim diyenler de %28, burada bazı hanelerde internet-bilgisayar gibi cihazların yetersizliği de rol oynuyor.  Genele baktığımızda uçlardaki bu iki alternatiften ziyade kademeli, kontrollü bir geçiş beklentisinin hakim olduğunu görüyoruz. Velilerin %36’sı haftanın belirli günlerde uzaktan, belirli günlerinde yüz yüze eğitim olması taraftarı. Normalleşme süreci ilerledikçe vatandaşlarımızın tedbirli tutumlarında gevşeme gördük, maalesef bunun olumsuz yansımalarını da almaya başladık. Eğitimin nasıl uygulanacağı kararında önümüzdeki haftalarda vaka sayılarının seyri çok kritik rol oynayacak." dedi.

ARAŞTIRMA KÜNYESİ 
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 29 Temmuz – 7 Ağustos 2020  saha tarihi ile 17. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, % 95 güven aralığında ± %3’tür…

Yazar(lar)

  • Evren Doğanç Çoker Head of Communications