Yakın Çevresine Aşı Yaptırmalarını Önerenlerin Oranı Yılın Başından Bu Yana 6 Puan Arttı

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 52.dönem verileriyle vatandaşların; salgının kontrol alınmasına dair ifadelerine, henüz aşı yaptırmayanların düşüncelerine ve yakın çevresine aşı yaptırmaları için öneride bulunanların görüşlerine, ebeveynlerin 18 yaş altı çocuklarına aşı yaptırmaya yönelik düşüncelerine beraberinde aşı takvimi konusunda yapılan bilgilendirmeleri yeterli bulup bulmadıklarına dair değerlendirmelere yer verilmektedir…

Yakın Çevresine Aşı Yaptırmalarını Önerenlerin Oranı Yılın Başından Bu Yana 6 Puan Arttı

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirdiği çalışma kapsamında bireylere; yakın çevrelerine aşı yaptırmalarını önerip önermedikleri soruldu. Buna göre yakınlarına aşı olmalarını tavsiye edenlerin oranı %44. Ocak sonunda bu oran %38 seviyesinde olduğu izlendi. Aşı karşıtı olanların oranı ise oldukça düşük bulundu. Sadece %4 çevresine aşı yaptırmamaları gerektiğini söylüyor. Daha büyük bir çoğunluk ise bu konuda daha tarafsız bir tutum sergiliyor ve aşıyı teşvik eden veya karşı çıkan herhangi bir yönlendirme yapmıyor. 

slide5Henüz Aşı Yaptırmamış Bireyler Arasında Aşı Yaptıracağını Beyan Edenler %61 Seviyesinde

Koronavirüs Salgını ve Toplum araştırması ile Ipsos, kamuoyunun aşı yaptırma eğilimini Ekim sonundan bu yana takip ediyor. O dönemde aşı yaptıracağını beyan edenlerin oranı %52 idi, ancak aşı karşıtı haberlere maruz kaldıkça %39’lara kadar düşmüştü. Aşı yaptırmayı planlayanlar ise yıl sonunda %44 seviyesinde görülmüştü. Aşılama başladıktan sonra aşı yaptırma eğiliminin daha arttığını söylemek mümkün. Bugün, henüz aşı yaptırmayanlara aşı yaptırıp yaptırmayacakları sorulduğunda %61’i yaptırmayı düşündüğünü ifade ediyor. Aşıyı reddedenlerin oranı ise %16’lara kadar gerilemiş, ancak hala kararsızların oranı oldukça yüksek (%23). Ülkemizde aşılamanın başlamasından bu yana 3 ay geçmiş olmasına rağmen toplumun bir kesiminde bu konu netlik kazanmamış görünüyor. 

slide4
Ebeveynlerin Yarısından Biraz Fazlası, 18 Yaşından Küçük Çocuklarına, Koronavirüs Aşısı Yaptırabileceğini Beyan Ediyor

Ülkemizde uygulanan koronavirüs aşısı halen 18 yaş ve üzeri bireylere uygulanıyor. Dünyada ise 16-17 yaşındaki gençlere uygulanması onaylanmış şu anda tek bir koronavirüs aşısı bulunuyor. Aşıların henüz hiçbiri 16 yaşından küçük çocuklara uygulanamıyor. Son dönem araştırmamızda ebeveynlere, aşının 18 yaşından küçük çocuklara uygulanmasının sağlık otoriterlerince onaylanması durumunda çocuklarına aşı yaptırıp yaptırmayacakları soruldu. Buna göre %54 çocuğuna koronavirüs aşısı yaptırabileceğini beyan ediyor. Ebeveynlerin dörtte biri çocuğuna aşı yaptırmaya sıcak bakmıyor.

slide6

Her 3 Kişiden Birisi Aşı Takvimi Konusunda Bilgilendirmeyi Yeterli Bulmuyor

Sağlık Bakanlığı’nın ülkemizin koronavirüs aşı takvimi konusunda yeterli bilgilendirme yaptığını düşünenlerin oranı (%46), düşünmeyenlerden (%36) yüksek, ancak toplumun sadece yarısının bu konuda olumlu bir değerlendirme yaptığını görüyoruz. Toplumun bu konudaki soru işaretlerinin giderilmesine ihtiyaç olduğunu söylenebilir.

slide7
Yılın Başında Salgının 2021 Yılı İçinde Kontrol Altına Alınacağı Görüşü, Yerini Daha İleri Bir Tarihe Bıraktı

Ipsos sene sonunda vatandaşlara; Türkiye’de salgının ne zaman kontrol altına alınacağı sorusunu yönelttiğinde %59’u 2021 yılı içinde bunun sona ereceğini tahmin ettiğini ifade etmişti. Sadece toplumun üçte biri (%31), salgının 2021’den ileri bir tarihte sonlanacağını düşünüyordu. Aradan geçen zaman bu beklentilerini değiştirmiş. Bugün aynı soru sorulduğunda, toplumun sadece %17’si salgının bu sene içinde biteceğini düşünüyor, çoğunluğun (%69) beklentisi daha kötümser. Hem vaka sayıları hem de aşılamanın gidişatı iyimser beklentileri zayıflatmış denilebilir. 

slide3
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları iletti: “Salgında yeni zirveleri yaşadıkça tahmini bitiş tarihi de giderek uzaklaşıyor. Toplumun %85’i, salgının 2021 yılında sona ermeyeceğini düşünüyor.  Günlük vaka sayılarında hiç görmediğimiz kadar yüksek seviyelere tanık oluyoruz. 17 Nisan itibarı ile 1 milyon kişi başına düşen (son 7 günlük ortalama) vaka sayımız yaklaşık 702, bu sayı Avrupa Birliği ülkeleri genelinde 341. Aşılama konusunda yol almış olan İngiltere’ye baktığımıza çok çarpıcı bir resim ile karşılaşıyoruz, aynı sayı orada 39!... Burada çok önemli bir detayı da atlamamak gerek İngiltere’de yine 17 Nisan itibarı ile son 7 günde ortalama her 1000 kişiden 14’ü test olmuş, Türkiye’de ise yaklaşık her 1000 kişiden 4’ü test olmuş. Yani İngiltere’de ülkemize kıyasla test yapma oranı 3 katından daha fazla olmasına rağmen vaka yoğunluğu 18 kat daha az. (Kaynak: www.ourworldindata.org) Bu durumun altında iki temel neden var; İngiltere’de Kasım ayından beri (Noel döneminde dahi gevşetilmeden) uygulanan sıkı tedbirler ve yürütülen büyük aşılama kampanyası. İngiltere, yetişkin nüfusunun yarısından fazlasını aşılamayı başarmış durumda. Tam da bu noktada aşı konusuna geliyoruz. 2020 Aralık ayında, aşılama henüz başlamamışken toplumda aşıya dair soru işaretleri vardı. Aşı yaptırmam diyen bir dörtte birlik kesim mevcuttu, üçte bir ise kararsızdı. Aşı yaptırırım diyenler %44 oranındaydı. Aylar ilerleyip salgın maalesef olumsuz manada seyir değiştirince paralelinde bu tablo da değişti. Geldiğimiz noktada artık her on kişiden altısı aşı yaptırırım diyor. Ancak hala %16’lık bir aşı karşıtı ve %23’lük bir kararsız kitle mevcut… 
Bu iki grup toplamda her on kişiden dördü ediyor ki hiç azımsanacak bir oran değil. Aşı sorusu ebeveynlere sorulduğunda, 18 yaşından küçük çocuğuna aşı yaptırma konusunda da (biraz daha negatif olmakla birlikte) çok farklı bir bakış yok. %57 çocuğu için de aşıya olumlu bakarken, %23 olumsuz bakıyor, %22 ise kararsız. Bakış açısında pozitif yönde ilerlediğimizi söylemeliyiz. Ocak ayı sonundan bu yana, çevresindekilere aşıya dair olumsuz telkinde bulunanların oranı azalırken olumlu telkinde bulunanların oranı yükseldi. Ancak vatandaşların yarısından fazlası bu konuda birbirilerine telkinde bulunmamayı tercih ediyorlar. Yani bunun herkesin kendi vermesi gereken bir karar olduğunu düşünenler çoğunlukta. Daha önceki araştırmalarımızda liderlerin, uzmanların, kanaat önderlerinin örnek olmasının beklendiğini tespit etmiştik. 
Son dönemde medyada aşı sırası gelen her dört kişiden birinin aşı olmadığını okuyoruz. Bizim araştırma sonuçlarımız ile de paralel bir oran. Bu durum, vaka sayılarını kontrol altına almak ve toplumsal bağışıklığa ulaşma yolunda önemli bir engel teşkil ediyor. Aşı konusunda bilgilendirme önemli. Sağlık Bakanlığı’nın aşı takvimine dair yeterli bilgilendirme yaptığını düşünenlerin oranı böyle düşünmeyenlerden yüksek. Ancak her üç vatandaştan birinin bilgilendirmeyi yeterli bulmadığını atlamamak lazım… Bu, otoritelerin dikkate alması gereken, azımsanmayacak bir oran. Daha etkin bilgilendirmeye dair yeni aksiyonlar gerekli. 

Bu savaşta başarı formülü çok karışık değil, gerek devlet olarak gerekse bireyler olarak tedbir alacağız (ki tedbirleri sıkılaştırdık) ve yoğun bir şekilde aşılamayı devam ettireceğiz.” Dedi. 
 
ARAŞTIRMA KÜNYESİ 
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir. Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 9- 12 Nisan 2021 saha tarihleri ile 52. Dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, %95 güven aralığında ± %3’tür…