Ipsos Türkiye Kadınlar Günü Araştırması
Ülkeler ortalamasında her üç kişiden ikisi (%68), kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliğin sağlanmasını önemli bulduğunu belirtiyor. Bireylerin %16’sı ise bu konuyu önemli bulmadığını söylüyor. Kadınlar (%73), erkeklere kıyasla (%62) cinsiyet eşitliğini daha önemli buluyor.
Türkiye’de ise bu konuya önem verenlerin oranı ülkeler ortalamasının üzerinde (%75 vs %68).
Türkiye’de kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünen bireylerin oranı, son 5 yıldır değişiyor. Toplumun yarısı eşit davranılmadığını düşünüyor.
S: “Türkiye’de bugün genel olarak kadın ve erkeğe eşit davranılıyor.” ifadesine katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz?
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması konusunda ülkelerinde yeterince yol kat edildiğini düşünenlerin de oranı 2025 senesi ile benzer. 2019 yılına göre oldukça yol katedilmiş olsa da hala toplumların büyük bir kısmı bu konuda gidilecek yol olduğu görüşünde. Erkekler bu ifadeye kadınlardan daha fazla katılıyor (%58 vs. %47) .
Türkiye de ise durum farklı. 2025 senesinde bu konuda olumlu görüş bildirenlerin oranı %49 iken bir sene içerisinde 4 puan gerileyerek 2019 senesine yakın bir orana gelmiş. Ayrıca bu konuda olumsuz görüş bidirenlerin oranı olumlu görüş bildirenlerden daha yüksek.
S: Aşağıdaki ifadelere katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz?
29 ülkenin ortalamasında, bireylerin yarısından fazlası (%54), kadınların iş dünyasında ve hükümette daha fazla kadın lider olmadıkça ülkelerinde eşitlik elde edemeyeceklerini düşünüyor. Kadınlarda bu ifadeye katılım oranı erkeklerden daha yüksek (%61).
Türkiye’de de görüşler benzer seviyede.
Ülkeler ortalamasında bireylerin yarısından fazlası bugünün genç kadınlarının, kendi ebeveynlerinin kuşağıdaki kadınlardan daha iyi bir hayat yaşayacağını belirtiyor. Türkiye bu konuya en olumsuz bakan ülke. Her 3 kişiden biri bugünün genç kadınların kendi annelerinin kuşağına göre daha kötü bir hayat yaşayacaklarını düşünüyor.
UZMAN GÖRÜŞÜ:
8 Mart 1857’de New York’ta 129 dokuma işçisi kadın daha iyi çalışma koşulları ve eşit ücret talebiyle başlattığı grev sırasında çıkan yangında hayatını kaybetti. 3 yılı aşkın bir süre önce ise henüz 22 yaşındaki Mahsa Jina Amini, başörtüsünü takmadığı gerekçesiyle İran’da ahlak polisleri tarafından gözaltına alındı ve bu sırada şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. İran’da başlayan protestolar "Mahsa hareketi" veya "kadın, hayat, özgürlük" olarak anılmaya başladı.
Her yıl Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaştıkça kendimize aynı soruyu soruyoruz. 169 yıl önce adı konulan mücadele gününden sonra dünya, cinsiyet eşitliği için anlamlı bir yol kat edebildi mi?
Ipsos’un 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için 29 ülkede 23 binden fazla kişi ile gerçekleştirdiği Global Advisor araştırmasına göre bireylerin yarısı (%52), kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması konusunda ülkelerinde yeterince yol kat edildiğini düşünüyor. 2019 yılına göre bu konudaki görüşlerde oldukça olumlu bir gelişme var. Ancak gidilecek yol olduğu konusunda da bir fikir birliği söz konusu. Erkekler, kadınlara göre bu görüşe daha fazla katılıyor (%58 vs.%47). Türkiye’de geçtiğimiz sene bu konuda olumlu görüş bildirenlerin oranı %49 iken bir sene içerisinde 4 puan gerileyerek 2019 senesindeki seviyeye yaklaşmış. Ayrıca ülkemizde bu konuda olumsuz görüş bildirenlerin oranı olumlu görüş bildirenlerden daha yüksek.
Elbette yıllar içerisinde yol kat ettik ancak bu sonu olmayan bir mücadele alanı ve konuşmayı asla bırakmamamız gereken birçok katman var.
Ülkeler ortalamasında her üç kişiden ikisi (%68), kadınlar ve erkekler arasında eşitliğin sağlanmasını önemli buluyor. Türkiye’de ise bu ifadeye katılanların oranı %75. Gündeme Dair araştırmamızın sonuçlarına göre, ülkemizde genel olarak kadınlara ve erkeklere eşit davranıldığını düşünen bireylerin oranında ise son 5 yıl içerisinde olumlu bir değişim var ve her 5 kişiden biri eşit davranıldığını düşünüyor (%18).
Kadınların karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri de uğradıkları şiddet. Her iki kişiden biri kadınların hayatın her alanında erkek şiddetine maruz kaldığını düşünüyor, kadınlar arasında bu şekilde düşünenlerin oranı daha yüksek (%62). Kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığını düşünenlerin oranı ise %62, kadınlar arasında ise bu oran biraz daha yüksek. Elbette ki şiddet varken ve cezasız kalıyorken kadınların güvende hissetmemeleri çok normal, yaklaşık üç kadından ikisi dışarıda yalnızken veya yanlarında kadınlar varken kendilerini güvende hissetmediklerini belirtiyor. Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2026 sonuçlarına göre de Türkiye’nin %85’ine göre kadına şiddet toplumun öncelikli olarak çözmesi gereken çok önemli bir sorunu.
Kadınların iş yaşamına katılımında hangi noktadayız yakından bakalım. TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması’nın Ocak 2026 sonuçlarına göre 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranı kadınlarda %34,7, erkeklerde ise %70 oldu. Yani 15 yaşın üzerindeki kadınların üçte ikisi işgücüne dahil değil. İşgücüne dahil olabilen azınlık için de tablo olumsuz, istihdam oranı erkeklerde %65,3 iken kadınlarda %30,9. Gündeme Dair araştırmamız gösteriyor ki her iki kişiden biri, ekonomik bağımsızlıkları olmadığı için kadınların ev içi ve ev dışı konularda ana karar alıcı olmadığını düşünüyor. Kararlarda etkili olmak ise cinsiyet eşitliği için alınacak yolun önemli itici güçlerinden biri. Türkiye’yi Anlama Kılavuzu sonuçlarına göre ise toplumun %36’sı ev işleri ve çocuk bakımı çalışmanın önünde engel olduğunu düşünüyor. Her on kişiden altısı ise erkek ve kadının çocuk bakımında eşit roller üstlenmesi gerektiği görüşünde. İçinde bulunduğumuz hayat koşullarında evdeki görünmez iş yükünün bölüşülmediği bir dünyada kadınlara iş hayatında alan açmak mümkün değil.
Bu konuda bir şeylerin iyiye gitmesi için daha fazla sayıda kadının iş dünyasında ve hükümette yer alması kritik. Ipsos’un Global Advisor araştırmasına göre bireylerin yarısından fazlası (%54), kadınların yönetimde olmadığı sürece ülkelerinde eşitlik sağlanamayacağını düşünüyor. Kadınlarda bu ifadeye katılım oranı erkeklerden daha yüksek (%61). Ipsos olarak biz de bu konuyu önemsiyor ve son yıllarda önemli adımlar atıyoruz. Dünya genelinde Ipsos’un liderlik seviyesindeki kadın çalışan oranı 2016 yılında %37 iken, 2024 itibarıyla bu oran %50’ye çıktı. Türkiye’de ise şu anda yönetici seviyesindeki kadın çalışan oranımız %50’nin üzerinde ve İcra Kurulumuzun %66’sını kadınlar oluşturuyor.
Peki kızlarımız ve bugünün genç kadınları için daha iyi bir gelecek hayal edebiliyor muyuz?
Ülkeler ortalamasında bireylerin yarısından fazlası bugünün genç kadınlarının, kendi ebeveynlerinin kuşağıdaki kadınlardan daha iyi bir hayat yaşayacağını belirtiyor. Türkiye bu konuya en olumsuz bakan ülke. Her 3 kişiden biri bugünün genç kadınlarının kendi annelerinin kuşağına göre daha kötü bir hayat yaşayacakları görüşünde.
Tüm bu bulgular ve tarih boyunca yaşanan acılar bize gösteriyor ki, eşitlik mücadelesi hâlâ güncel ve somut adımlar gerektiriyor. Kadınların güvende, özgür ve eşit bir şekilde yaşamaları; karar mekanizmalarında söz sahibi olmaları, ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilmeleri ve şiddetten uzak bir hayat sürdürebilmeleri için toplumsal bilinç, politika ve iş dünyasında daha güçlü bir temsil şart. Bugün attığımız her adım, yarının genç kadınlarına daha adil bir dünya bırakmanın anahtarı. Kadın, hayat, özgürlük; bu mücadele bitmeyen, ama her çabayla ilerleyen bir yol olmaya devam ediyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun!
ARAŞTIRMA KÜNYESİ:
Ipsos DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 2026: Ipsos'un Global Advisor çevrimiçi platformunda ve Hindistan'da IndiaBus platformunda 24 Aralık 2025 Cuma ile 9 Ocak 2026 Cuma arasında 30 ülkeyi kapsayan araştırmanın sonuçlarıdır. Bu araştırma için Ipsos, Hindistan'da 18 yaş ve üzeri, Kanada, İrlanda, Malezya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nde 18-74, Tayland'da 20-74, Endonezya ve Singapur'da 21-74 ve diğer tüm ülkelerde 16-74 yaş aralığında toplam 23.268 yetişkinle görüşmüştür.
Ipsos GÜNDEME DAİR: Araştırma, 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili haftalık 400 kişi ile çevrimiçi anket yöntemi (CAWI) üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın istatistiki hata payı, 95 güven aralığında ± 3.5’tir. Veriler, ADNKS 2019 verilerine (yaş, cinsiyet, eğitim ve İBBS1 12 bölge) göre ağırlıklandırılmıştır. Bu dosyadaki veriler Mart 2026 tarihinde yapılan 800 görüşmenin sonuçlarıdır.