Kamuoyu; Sahte Haberler, Filtrelenmiş Ortamlar ve “Post-Truth” Hakkında Ne Düşünüyor?

Ipsos, Türkiye dahil 27 ülkede 19 bini aşkın kişiyle gerçekleştirdiği araştırmayla; sahte haberler, filtrelenmiş ortamlar ve “post truth” konularında kamuoyunun ne düşündüğünü ortaya koydu. Genel olarak bireyler sahte haberler, filtrelenmiş ortamlar ve “post truth”un kendilerinden ziyade diğer kişileri etkilediğini belirtirken sahte haberleri sıklıkla gördüklerini ve sahte bir habere çoğunlukla inanmış olduklarını söylüyorlar.

Kamuoyu; Sahte Haberler, Filtrelenmiş Ortamlar ve “Post-Truth” Hakkında Ne Düşünüyor?

“Diğer insanlar filtrelenmiş bir ortamda yaşıyorlar”

Araştırmaya katılan 27 ülkeden bireylerin %65’i ülkelerindeki ortalama bireylerin internette filtrelenmiş bir ortamda yaşadıklarına inanıyor. Bu kişilerin sadece kendileri gibi bireylerle iletişime geçtikleri ve sadece uzlaşmak istedikleri fikirleri aradıklarını belirtiyorlar. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %71’i de bu konuda hem fikir ve “internette herkes kendi filtrelenmiş ortamında yaşıyor” diyor. Bu konuya en çok katılan ülke %77 ile ABD en az katılan ülke ise %44 ile Japonya.

Yukarıdaki durumun aksine bireysel olarak insanlar kendilerini daha açık görüşlü olarak değerlendiriyorlar. Katılımcıların sadece %34’ü: “Sadece kendim gibi insanlarla iletişime geçerim ve sadece katıldığım görüşlere uygun içerikler ararım” diyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de sadece %37’si bireysel olarak değerlendirdiklerinde kendi filtrelenmiş ortamlarında olduklarını belirtiyor.

Sonuç olarak bireyler, diğer insanların, internette -kendisi gibi düşünen kişiler ve kendilerinin hem fikir olduğu görüşler tarafından- filtrelenmiş bir ortamda yaşadığına inanıyor. Öte yandan kendilerinin ise bunun aksine daha açık bir ortamda bulunduğunu düşünüyor.

“Diğer insanlar sahte haberleri gerçeklerinden ayırt etmede zorluk yaşıyorlar”

Sahte haberler tamamiyle uydurulmuş olan hikayelere dayanan haberler olarak tanımlanıyor. Araştırma kapsamında bireylere sahte haberleri fark edip etmedikleri sorulduğunda %63’ü sahteleri gerçeklerden ayırt etmede kendilerine güveniyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin bu konudaki güvenleri ortalamanın da üstünde. %77’lik bir oran sahte haberleri fark edebileceğini belirtiyor. Bu konuda Türkiye kendisine en çok güvenen ülke olarak karşımıza çıkıyor. Diğer yandan başka bireylerin sahte haberleri gerçeklerinden ayırt edebilecekleri yönündeki inanç ise sadece %41. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de bu konuda kendilerinde gördükleri güveni diğer bireylerde pek görmüyorlar (%40).

“İnsanlar inanmak istediklerine inanıyor”

Ipsos’un bu araştırmasından çıkan bir diğer çarpıcı sonuç ise araştırmaya katılanların %60’ı; ülkelerindeki ortalama vatandaşın politika ve toplumla ilgili gerçekleri pek de umursamadığını, sadece inanmak istediklerine inandıklarını belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %68’i bu konuda hem fikir. Burada şunu hatırlatmak gerek, bu araştırma online olarak ve belli bir örneklem üzerinden yapılıyor. (Bkz.Araştırma Künyesi) Bu nedenle Türkiye sonuçlarını değerlendirirken tüm ülkenin temsiliyetini değil belli bir kitle temsiliyetini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Ülkelerindeki vatandaşların gerçeklere olan inancını yüksek olarak değerlendiren katılımcıların çoğunlukta olduğu ülkeler ise İtalya, Japonya ve Çin olarak karşımıza çıkıyor.

Sahte haberler bireylerin çoğunluğu tarafından görülüyor ve hemen hemen yarısı bu haberlere inanıyor

Araştırmaya katılanların %60’ı yayıncı kuruluşların bilinçli olarak doğru olmayan veya kısmen doğru olan bilgiler içeren haberler yayınladıklarını düşünüyor. Fakat ülkelere tek tek bakıldığında ise bu konudaki düşüncelerde ciddi bir dalgalanma var. Örneğin araştırmaya Arjantin’den katılanların %82’si bilinçli bir şekilde yapılan sahte haberlerin olduğunu düşünürken, Almanya’da %30, Japonya’da%36’lık bir oran sahte haberlerin bilinçli bir şekilde yapıldığı konusunda hem fikir. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %79’u da yayıncı kuruluşların bilinçli olarak doğru olmayan bilgiler içeren haberler yayınladıklarını düşünüyor.

Sosyal gerçekler hakkında yanıldığımızı düşünüyoruz. Bunun nedeni olarak da medya, sosyal medya ve politikacıların bizi yanlış yönlendirdiğine inanıyoruz. Fakat çoğumuz yine de kendi yanlışlarımızın da olduğunu düşünüyoruz.

Ipsos olarak gerçekleştirdiğimiz Perils of Perception (Algının Riskleri) adlı araştırmamızda da bireylerin birçok temel sosyal konuda gerçeklerden farklı algılara sahip olduğunu görmüştük. Örneğin ülkelerindeki göçmenlerin oranını tahmin etmede, ülkelerindeki suç oranın arttığı ya düştüğü yönündeki tahminlerde genelde ülkeler gerçekte olan oranlardan farklı algılara sahiptiler. Bu araştırmada da bireylere neden bazı konuları yanlış anladıklarını sorduk. Ortalama cevaplara bakıldığında politikacıların (%52) veya medyanın (%49) veya sosyal medyanın (%41) kendilerini yanlış yönlendirdiklerini belirttiler. Fakat kendilerini eleştiren bir kitle de karşımıza çıktı (%43). Bu kitle genel olarak negatif haberlere odaklanmaya, bir şeylerin kötü gittiğini düşünmeye ve kendi deneyimlerimizden hareketle olayları genellemeye eğilimimiz olduğunu düşünüyor. Ve sosyal konulardaki farklı algıların bundan kaynaklandığına inanıyor.

Araştırma Künyesi

Araştırma 22 Haziran – 6 Temmuz 2018 tarihleri arasında toplam 19,243 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 27 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Çin, Fransa, Almanya, İngiltere, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye ve ABD.

Şu ülkelerden yaklaşık olarak her bir ülke için 1000’i aşkın birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İspanya, İngiltere ve ABD. Diğer ülkelerde ise örneklem 500+ olarak araştırma gerçekleştirilmiştir.

Araştırmanın gerçekleştirildiği ülkelerin çoğunda veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

Araştırmayla ilgili daha detaylı bilgilere erişmek için buraya tıklayın.

Daha fazla içgörü Kamu Sektörü