Yaşlılık Dönemi 66’sında Başlıyor

Yaşlı nüfusun giderek artıyor olması belki de dünyanın en önemli başarılarından birisi. Öte yandan bu durum toplum, iş dünyası ve markalar için de bazı zorlayıcı durumlara gebe . Ipsos olarak 30 ülkede gerçekleştirdiğimiz araştırma insanların; yaşlılığa ve yaşlılık hayatına nasıl baktığını çeşitli açılardan değerlendiriyor.

Ipsos olarak, İngiltere Merkezli Centre of Ageing Better adlı sivil toplum kuruluşu için gerçekleştirdiğimiz araştırma gösteriyor ki küresel olarak yaşlılığa karşı genelde negative bir tutum içerisindeyiz, özellikle finansal ve sağlık endişeleri ağır basıyor. Medyanın da yaşlılığı pek iyi bir durum olarak tasvir etmedğini düşünüyoruz. Fakat, pozitif düşünceler de yok değil. Küresel olarak katılımcıların çoğunluğu teknolojnin yaşlı insanların hayatlarını iyileştireceğini düşünüyor.

Yaşlılığa umutla bakanlar

- Global olarak sadece 3 kişiden biri yaşlılığı dört gözle bekliyor. Yaşlılık konusuna en pozitif bakan ülkelerin başında ise Hindistan ve ikinci sırada %67 ile Türkiye geliyor. Bu konuda en pessimist ülkeler ise Macaristan (%7) ve Japonya (%10).
- Araştırmaya göre yaşlanmanın olumlu yönleri şöyle sıralanıyor: aile ve arkadaşlar için daha çok zaman ayırabilmek (%36), hobi ve boş zaman aktivitelerine daha çok zaman ayırabilmek (%32), tatil ve seyahatler için daha çok zaman (%26) ve çalışmayı bırakabilmek (%26). Yaşlanmanın olumsuz yönleri de araştırmaya katılanlar tarafından şöyle vurgulanıyor: global olarak on kişiden üçü geçinmek için yeterli imkana sahip olamamak (%30) diye belirtirken diğer olumsuz yönler de; hareketliliği yitirmek (%26) ve hafızayı yitirmek (%24) gibi endişeleri yaşlılık dönemi için sıralıyor.

Yaşlılık 65-66 Yaşında Başlıyor

Araştırma kapsamında katılımcılara hangi yaşı yaşlı olarak değerlendirdikleri de soruldu. Ortalamaya baktığımızda küresel ortalama 66 yaşı yaşlı olarak belirliyor, araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de 65 yaşı yaşlı olarak nitelendiriyorlar. Araştırmada görülüyor ki, her ne yaşta olursa olsun insanlar yaşlılığı kendi hayatlarının sonraki evresi olarak algılıyorlar. Örneğin araştırmaya katılan 55-64 yaş arası bireyler yaşlılık yaşını 72 olarak belirtiyor. Buna keza araştırmaya katılan 16-24 yaş arası bireyler de yaşlılık yaşını 61 olarak nitelendiriyor.

Peki yaşlılık ne anlama geliyor?

Araştırmaya katılanların %35’i en çok yaşlılığı bilgelikle tarif ediyor. Akıllara gelen diğer kelimeler ise sırasıyla dayanıksız/kırılgan (%32), yalnız (%30) ve saygı gören (%25).

Küresel olarak her beş kişiden biri (%60) yaşlı insanlara gerektiği kadar saygı gösterilmediğini düşünüyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %47’si bu konuda hem fikir.

Yaşlılık Medyada Nasıl Konumlandırılıyor?

Araştırmaya göre yaşlı insanların medyada nasıl tasvir edildiğine dair düşüncelerde bir ayrışma söz konusu. Sadece %31’lik bir kesim TV, sinema ve reklamlarda yaşlılığın heyecanlı ve potansiyelleri olan bir durum olarak gösterildiğini düşünürken, hemen hemen aynı oranda katılımcılar ise (%29) TV, sinema ve reklamlarda yaşlılığın depresif ve limitli imkanları olan bir durum olarak gösterildiğini düşünüyor.

Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %48’ise medyanın yaşlılığı olumsuz bir şekilde resmettiğini düşünüyor.

Teknoloji Yaşlılığı Kolaylaştırıyor

Araştırma sonuçları global olarak tekno-optimist olduğumuzu gösteriyor. %55 teknolojik ilerlemelerin birçok kişi için yaşlılığı kolaylaştıracağını düşünüyor. Bu konuda en pozitif ülkelerden biri de Türkiye. Araştırmaya Türkiye’den katılanların %65’i yaşlılık konusunda tekno-optimist…

Araştırma Künyesi

Araştırma 24 Ağustos – 7 Eylül 2018 tarihleri arasında toplam 20,788 bireyle 29 ülkede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 30 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD.

Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Malezya, İspanya, İngiltere ve ABD. Türkiye de dahil olmak üzere diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir.

Araştırmanın gerçekleştirildiği 17 ülkede veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

Detaylı rapora ulaşmak için buraya tıklayın.