Global İş Dünyasına Yön Veren Kanaat Önderlerini Araştırdık

İş dünyasına yön veren kanaat önderleri nüfusun %1’inden azını oluşturuyor. Fakat etkilerini ve yönettikleri kurumsal bütçeleri göz önünde bulundurduğumuzda özellikle B2B sektörlerinde faaliyet gösteren pazarlama profesyonelleri için bu kişiler önemli bir kitle olarak karşımıza çıkıyor. Biz de Ipsos olarak bu kitleyi 23 ülkede mercek altına aldık. İşle ilgili kararlarını nasıl aldıklarını detaylı inceledik. Aynı zamanda finans, lüks tüketim ve seyahat konularındaki tutumlarını da ölçümledik.

Global İş Dünyasına Yön Veren Kanaat Önderlerini Araştırdık

Global İş Dünyası Kanaat Önderleri Kimdir?

Tanımlamak gerekirse Global İş Dünyası Kanaat Önderleri oldukça niş ama bir o kadar da etkili bir kitleyi oluşturuyor. Nüfusun %1’inden de azını oluşturan bu kitle etkileri, harcama güçleri, yönettikleri kurumsal bütçeler açısından değerlendirildiğinde oldukça önemli bir kitle olarak karşımıza çıkıyor. Finans, lüks tüketim ürünleri, otomotiv, havayolları ve oteller gibi sektörler için karlı hedef kitleler olarak değerlendiriliyor. Ipsos olarak biz de Asya, Avrupa, Avustralya ve Ortadoğu kıtalarından 23 ülkeden toplam 11,853 iş insanı ile görüştük ve bu önemli kitleyi mercek altına aldık.

Ulaşılması Zor Bir Kitle

Yukarıda tasvir ettiğimiz haliyle bu kitleye ulaşmanın kolay olmadığını tahmin etmek zor olmayacaktır. Normalde uygulanan anketlerle bu kitleye ulaşılamaz. Biz de gerçekleştirdiğimiz bu araştırmada (Global Business Influencers) orta ve büyük ölçekli şirketlerdeki üst düzey iş insanlarına odaklandık. Ve klasik anketlerin dışında özel çalışmalar yaptık.

Dünyaları Nasıl ve Ne Gibi Zorluklarla Karşı Karşıyalar?

Dünyada birçok şey olup biterken, iş dünyasına yön veren kanaat önderlerinin karar verme şekilleri daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Tabi bu iş insanları kararlar alırken bazı zorluklarla da karşılaşıyorlar. Şirketlerinin karşılaştığı en önemli 5 zorluktan biri devlet politikaları ve regülasyonları olarak belirtiliyor.

Yakın dönemde gündeme oturan Facebook ve Cambridge Analytica vakaları gibi veri ihlallerine dönük haberler de iş insanlarını tedirgin ediyor. Belki de bu nedenle veri güvenliği ikinci en önemli aşılması gereken sorun olarak görüşülen iş insanlarının odağında. Veriden söz açılmışken, bu kitlenin yine zorluk olarak gördüğü bir diğer nokta da çok fazla veri/bilginin olması. Fakat asıl büyük zorluk bu verinin nasıl korunacağı ve doğru bir şekilde nasıl kullanılacağında yatıyor.

Teknoloji günlük iş hayatının büyük bir kısmı haline geldi. Teknolojik altyapılar; kültürü, verimliliği ve iş ilişkilerini etkiliyor. Aynı zamanda gizli bilgilerin güvenliğini ve ticaret avantajlarını da etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla iş dünyasının kanaat önderlerinin en önemli zorluk olarak Teknolojik ilerlemeyi belirtmeleri şaşırtıcı olmasa gerek…

Bütün bu zorlukları göz önünde bulundurarak iş dünyası kanaat önderleri bazı zor kararlar almak durumunda. Bu kadar değişimin içinde bu kişilerin nasıl kararlar aldıklarını anlamak hiç olmadığı kadar önemli.

Dolayısıyla bizler de bu üst düzey iş insanlarının nasıl karar verdiklerini anlamaya çalıştık. Karar verme süreçlerini anlamak; bu kitleye nasıl ulaşacağımızı daha iyi anlamak için ve etkili bir şekilde onlarla iletişim kurmak ve etkileşim sağlamak için önemliydi. Hızlı değişim ve dönüşüm ve gitgide artan hız ihtiyacı içinde her karar için mantıklı düşünmek herkes için zordur. Açıkçası imkansızdır. Biz de iş insanlarının karar verme süreçlerini anlarken duygular, iç ses ve deneyim gibi mantık dışı etkileri de göz önünde bulundurduk. Bunu yaparken de Avrupa kıtasında 700 iş insanıyla konuştuk. Bu kişilere kendileri, işle ilgili düşünceleri ve karar verme süreçleriyle ilgili belli ifadeler gösterdik. Bu ifadeler ne derece katılıp katılmadıklarını sorduk. Bu ifadeleri belirlerken de geniş çaplı akademik çalışmalardan yararlandık.

Karar verirken sadece verilere bakılmıyor

Görüşmelerimizden en öne çıkan sonuç ise iş insanlarının kişisel hayatlarında duygu ve hislerinin bir rol oynadığını itiraf etmekten çekinmedikleri oldu. Bu duyguları da çok çeşitli şekillerde iş yerine getirdiklerini belirttiler. Dolayısıyla iş insanlarının karar süreçlerinde sadece hesap tabloları ve veri analizleri yer almıyor.

Sezilere de güveniyorlar

Çalışmamız gösterdi ki iş insanları karar verirlerken sezilerine/iç seslerine de yer veriyorlar.

Tecrübeleri de sezilerinin kaynağı olarak görülüyor

İç seslerin kaynağının çoğu tartışmasız tecrübeden kaynaklanıyor. Karar verirken tecrübelerinizi de göz önünde bulundurur musunuz diye sorulduğunda tecrübe ve iç sesin her ikisine de ihtiyaç duyuyorlar.

Sonuç olarak; iş dünyası kanaat önderlerinin karar verme süreçlerinde üç temel unsur yer alıyor. Karar verme; analiz ve veri işlemenin yanında duygu, sezi ve bilişin uygun bir dengesiyle gerçekleşiyor. Tabi ki bir uçak bileti alma kararıyla IT sistemi yatırımı yapma kararı süreci birbirinden farklı gerçekleşiyor.

Global iş dünyası kanaat önderlerini anlamaya çalıştığımız bu araştırmadan (GBI) 3 temel çıkarımda bulunmak mümkün;

1. İş dünyası kanaat önderleri jeopolitik değişimlerin ve teknolojinin şekillendirdiği belirsiz bir gelecekle karşı karşıya oldukları için kendilerini baskı altında hissediyorlar.

2. Her hâlükârda önemli kararlar almak durumundalar ve anlıyoruz ki bu kararların tamamı rasyonel kararlar değil. Büyük ihtimalle bu kitlenin kararlarının altında yatan duyguları, sezileri ve bilişi bugüne kadar çok önemli olarak değerlendirilmemiş.

3. Bu kitle içerisinde önemli bir kesimin hala medya, iletişim ve içeriklerden etkilendiğini biliyoruz.

Bu çalışmada aynı zamanda iş dünyası kanaat önderlerinin riske bakışları, finansal tasarruf alışkanlıkları, sürdürülebilir yatırım konusundaki görüşleri, lüks tüketim alışkanlıkları ve kişiselleştirme, deneyim gibi beklentileri de detaylı olarak irdelendi. Araştırmanın Avrupa lansman sunumunu incelemek için buraya tıklayın.