Halet-i Ruhiye Türkiye Etnografik Çalışmasıyla Millennial’lara Farklı bir Bakış

“Özgürlük bırakabilmek, vazgeçebilmektir.” Kadın-29 Çağımız, zamanların en iyisi mi yoksa en kötüsü mü bilemeyiz ama en esneği olduğunu söyleyebiliriz. Kimi sosyal bilimciler bu zamanları akışkanlık, girdiği kabın şeklini alma çağı olarak da tanımlıyor.

Halet-i Ruhiye Türkiye Etnografik Çalışmasıyla Millennial’lara Farklı bir Bakış

Üretim-tüketim, güç ve otorite arasındaki ilişkiler 20. yy’ın ikinci yarısından sonra şekil değiştirirken beraberinde değişim, esneklik, hız ve akışkanlığı da getirmiş görünüyor. Peki ya Türkiye’deki kitleler bu ‘değişimden başka bir sürekliliğin olmadığı’ dönemde kendilerini ve benliklerini nasıl konumlandırıyor? Nasıl hissediyor? Bu hisler, üretim süreçlerine katılma ve tüketim davranışlarını nasıl etkiliyor?

Bu sorulara 2015’ten beri Halet-i Ruhiye sendikal etnografik çalışmalarında cevap arayan Ipsos UU Türkiye ekibi, geçtiğimiz yıllarda Türkiye genelindeki yaşam şeklini anlamak için yapılan Halet-i Ruhiye Türkiye ve tüketim trendlerinde öncü olma potansiyelindeki ‘şehirli’ kitlenin benliğini nasıl kurguladığını anlamak için yapılan Halet-i Ruhiye Urban raporlarını sunmuştu.
Bu yıl da, ‘kim bu herkesin peşinde koştuğu millennial’ sorusuyla yola çıkan Kalitatif Araştırmalar Ekibimiz, bu kavramı sabit bir yaş aralığı olarak kabul etmektense, akışkan bir kafa yapısı olarak ele alıyor.

Değişime adapte olmakla, değişimin kendisi olmak arasında gidip gelen ‘millennial’lar kim? Sınırların bulanıklaştığı, zeminin kayganlaştığı, belirsizliklerin süreçlere hakim olduğu zamanları nasıl yorumluyorlar? Kendilerini nasıl konumlandırıyorlar? Ve bu konumlandırma onları diğerlerinden nasıl farklılaştırıyor?

Tüm bu sorular ve daha fazlası Halet-i Ruhiye Millennial Mindset raporunda cevap bulacak.
Raporla ilgili daha detaylı bilgi için: ezgi.memis@ipsos.com