Kadın – Erkek Eşitliği ve Diğer Öne Çıkan Konular Hakkında Dünya Kamuoyu Ne Düşünüyor?

Ipsos Global @dvisor kapsamında, kadın-erkek eşitliği konusundaki algısal yanılgılarımızı gözler önüne seren “Eşitlik Hakkında Küresel Yanılgılarımız” adlı bir araştırma gerçekleştirildi. Bu rapor; kadınların yaşantısı, yaşadıkları erkeklerin gözünden nasıl değerlendiriliyor? Gerçekte kadınlar bunları nasıl görüyor? Gibi konuları ortaya çıkaran ve farklılıkların da bize pek çok şey gösterdiği bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor.

Kadın – Erkek Eşitliği ve Diğer Öne Çıkan Konular Hakkında Dünya Kamuoyu Ne Düşünüyor?

Dünya Ekonomik Forumu’nun yaptığı çalışmaya göre kadın ve erkek arasındaki ekonomik eşitsizliğin oranı %59; bu oran ile 2008 finansal krizdeki dönemlere geri dönülmüş gözüküyor. Ve yine WEF’in yaptığı hesaplamalara göre bu eşitsizliğin kapanması için için ortalama 217 yıl gerekiyor. Ancak hayatın içinde pek çok açıdan aradaki eşitsizliği düzeltmeye hemen şimdi başlamak ve daha hızlı yol almak mümkün.

Dünyada kadınların en büyük problemi olarak görülen konuların başında cinsel taciz ve şiddet geliyor ve bunun böyle olduğu konusunda hem kadınlar hem erkekler uzlaşıyor.

Ne var ki, iş yaşamı ile aile bakımı sorumluluklarını dengede yürütebilmek konusunu kadınların daha fazlası önemli bir sorun olarak görürken erkeklerin bu konuda görüşleri bu kadar net değil, bu sorun erkekler nezdinde biraz hafife alınmakta.

Benzer durumda olan diğer konular da kadının parasal karşılığı olmayacak şekilde koyduğu emek (aile bakımı, aile işlerinde çalışma vs) eşit gelir sağlayamama ve iş yerinde ayrımcılık. Yukarıdaki ile birlikte değerlendirildiğinde erkekler tarafında kadının özellikle iş hayatında yaşadığı zorlukların kadınlarda olduğundan daha az önemsendiğini söyleyebiliriz.

Türkiye için bu konuya daha detaylı baktığımızda;

Araştırmaya ülkemizden katılan kadınlar için fiziksel / aile içi şiddet, çocuk yaşta evlilik ve cinsel taciz konusundaki problemler dünya ortalamalarına kıyasla iş hayatı ile ilgili sorunların çok çok önünde yer alıyor. Bu durum üzerinde bu sorunlara (maalesef) sık rastlanmasının yanı sıra bunlar karşısında oluşmuş olan tepkinin de yüksek olması durumu var ki bu da bir nebze de olsa umut verici bir tablo: Sonuçta, bu konuların çok daha fazla dile getiriliyor olması farkındalığın da yüksek olduğu anlamını taşıyor.

Cinsel taciz sorununa atfedilen önem sadece Peru ve Malezya’da bizde görülen %51 seviyelerine çıkıyor. Fiziksel şiddet sorununun önemi sadece Peru, Meksika ve Arjantin’de bize yakın seviyelerde yer alıyor.

Çocuk evlilikleri sorununun önemi konusunda Türkiye ile ölçüşebilecek bir ülke yer almıyor. Suudi Arabistan’da iş hayatı ile ilgili sorunlar bu konudan daha fazla ön plana çıkmış (özellikle de kadının istihdamı konusu)

Üzücü bir boyut, kadınların erkekler nezdinde daha az görünür sorunlarının da olması, toplumun iki yarısında görülen kısmi fikir ayrılıkları…

Cinsel şiddete maruz kalma kadınların %37’si için en önemli problemlerden birisi, erkeklerin %28ini böyle olduğunu düşünüyor.

Hayatının bir döneminde cinsel ve/veya fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyen kadınların oranı, araştırmaya Türkiye’den katılımcılarda %42… Bu konuda Türkiye’den yukarıda yer alan tek ülke ise %44 ile Meksika. “Türkiye genelinde sizce durum nedir” diye sorulduğunda kadınların daha fazlası (%51), erkeklerin daha azı (%35) böyle bir durumun yaşanmış olabileceğini ifade ediyor. Bir başka deyişle, kadınlar bu durumun olduğundan daha yaygın, erkekler ise daha az olduğunu düşünüyor ki bu da bu olayı çıkmaza sürükleyen dinamiklerden biri.

Cinsel tacize karşı uygulanacak “sıfır tolerans” politikasının toplumda ciddi bir değişikliğe sebep olacağına inananlar dünyada %75, Türkiye’de %80. Bu da yine erkeklerde daha düşük, kadınlarda daha yüksek ve bu farkın en çok olduğu ülkelerden biri de Türkiye.

“Kadınların devlette ve şirketlerde yetki sahibi pozisyonlara gelmeleri bu konuda yaşanan problemleri çözmede işe yarar” diyenlerin oranı dünyada %61, Türkiye’de %77 ile en yüksek seviyede. (Yine kadınlarda daha yüksek, erkeklerde daha düşük ve Türkiye farkın en yüksek olduğu ülkelerden biri).

Araştırma Hakkında:
Rapor, Ipsos Global @dvisor platformu üzerinden 26 Ocak – 9 Şubat 2018 tarihlerinde 27 ülkede 16-64 yaş arası toplam 20 bin kadar kişi ile online olarak yapılan bir çalışmaya dayanıyor ve kapsadığı ülkeler şöyle: ABD, Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İngiltere, Macaristan, Hindistan, İsrail, İtalya, Japonya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, Şili, İspanya, İsveç, Suudi Arabistan ve Türkiye. Bu ülkelerden koyu işaretli ülkeler hariç hepsinde çalışmada ülkenin geneli temsil ediliyor. Koyu işaretli ülkelerde ise temsil edilen biraz daha yüksek profil bir kitle olarak değerlendirilebilir.

Araştırma raporuna ulaşmak için buraya tıklayın.