Dünya çapındaki Ipsos araştırmalarından seçilerek hazırlanmış aylık derlememiz Ipsos Update'in bu ayki başlıkları arasında Koronavirüs krizine dünyanın bakışı, iş hayatında cinsiyet eşitliği, dijital sağlık ve sürdürülebilirlik gibi çeşitli konulara değiniliyor.
Rüzgarı arkamıza alarak bu dönemde markamız için fırsatlar yaratmaya mı odaklanacağız? Yoksa rüzgarın markamızı savurup nereye bırakacağını dışardan mı izleyeceğiz?
Küresel Koronavirüs salgını sürecinde bir çok marka harekete geçip cevaplar aramaya başladı. Bu benzeri görülmemiş zorlu süreçte CX veri ve sistemlerinin mevcut süreci yönetmede nasıl bir yardım sağlayacağı ve aynı zamanda da uzun vadede müşteri kaynaklı risklerin nasıl azaltılabileceği giderek daha fazla sorgulanan konular arasında yer alıyor.
Koronavirüs (Covid-19) Pandemisi sürecinde marka iletişimi nasıl olmalı? konusunda yön gösterebilecek öneri ve verilerimizi bu yazıda paylaşmak istiyoruz.
İçinden geçtiğimiz sürecin belki de “yeni normal” olduğunu düşününce bu sürecin değiştirdiklerini, her anlamda getirdiklerini / götürdüklerini uzun soluklu ve sağlıklı şekilde takip edebilmenin en iyi yollarından birinin hedef kitlemize daha yakın olmak ve şu anki ekosistemlerinin içinde onları dinlemek, duymak ve yalnız olmadıklarını hissettirmek olduğunu düşünüyoruz.
2020'nin başlarında dünya; ilk etapta dünyanın tek bir parçası ile sınırlı olan ve ardından hızla küresel bir kriz haline gelen Koronavirüs salgını ile tanıştı.