Koronavirüs salgını ile bireylerin yaşam tarzlarında dikkat çekici değişimler meydana geliyor. Ipsos ve Synthesio tarafından Amerika'da yapılan ve tüketici yaklaşımlarını sosyal dinleme yöntemleriyle inceleyen çalışma, pandemi sürecinin tüm dünyada 2020 yazını nasıl etkileyebileceği hakkında dikkat çekici ipuçları sunuyor.
Günümüzün karmaşık ve hızla değişen dünyasında trendleri takip etmek ve önlerine geçerek aksiyon almak, her zamankinden daha önemli; fakat bir o kadar da zor hale gelmiş durumda.
Geçtiğimiz günlerde aktivizimle tekrar gündeme gelen küresel iklim değişikliği; uzun yıllardır dünya gündeminde olan, etkileri ve nedenleri sıkça tartışılan, doğal afetler ve afet olaylarının oluşma oranı arttıkça sosyal medyada da sıkça konuşulan evrensel bir kriz konusu olmaya devam ediyor.
“Hiçbir şeyin izi yok, her şey tamamen karanlıkta. Sosyal medyada olan şey orada gizli kalıyor çünkü haber akışını sadece kullanıcı görüyor ve sonra kayboluyor, yani bir şeyi araştırmak imkansız. Size ne gösterdi, aynı şeyi kaç kere gösterdi, hepsi karanlıkta. Kimin hangi reklamı gördüğü hakkında hiçbir fikrimiz yok. Bıraktığı etki, bu insanları hedeflemede kullanılan veriler, bu reklamları verenler, harcanan para veya nereli oldukları hakkında hiçbir bilgimiz yok.
Ipsos’un Kanadalı düşünce kuruluşu CIGI ile birlikte gerçekleştirdiği, Türkiye dahil 25 ülkeyi kapsayan araştırma; internet kullanıcılarının endişelerini, tutumlarını, sosyal medyaya, arama motorlarına, online reklam ve uygulamalara mahremiyet açısından bakışlarını değerlendirdi.
600 milyon cihazda ad blocker var ve reklamlar insanlara ulaştığında insanlar sıklıkla bunları atlıyor ya da değiştiriyor. Youtube’da görülen reklamların sadece yaklaşık %20’sinin tamamıyla izlendiği görülüyor. Ipsos araştırması gösteriyor ki Facebook video reklamlarının sadece %22’si 3 saniye izleniyor. Buna ek olarak her bir platformun görülme metrikleri farklı olabiliyor.
12 farklı sektörde Müşteri Memnuniyetinin ve Sosyal Medyanın nabzını tutmak için KalDer ve Ipsos işbirliği yaptı. Bu işbirliği sayesinde, yeni ve daha kapsamlı bir araştırma olan Türkiye Müşterinin Sesi ile ölçümlenecek sektörlerde kalite bilincinin gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulunulacak.
Türkiye’de insanlar sarkacın iki ucunda birden duruyor – bir ucunda kolektif olma, grup kimliklerini koruma ve bu yönde davranmayı içeren Doğu mirası, diğer uçta ise kendi kararını verme, kendin için en iyiyi seçme ve bağımsızlığını ilan etme gibi 21. yüzyıl yaşam tarzının bireysel eğilimleri var. Öyle ki bizler, bu kolektif toplum içinde var olmaya çalışan bireysel tüketiciler haline geliyoruz. Her şeyin arasında sıkışıyor, bir ikilik içinde yaşıyoruz.
Sosyal medyada, arama sonuçlarında ve diğer online verilerde bulunan müşteri ifadeleri ve davranışlarından yola çıkarak, Sosyal Zeka, stratejik kararlar ve performansa neden olan içgörüler sunmaktadır.
Çağımızın fenomeni sosyal medyanın örgütlü toplum üzerindeki etkisi son dönemde sıkça tartışılır oldu. Farklı toplumsal grupların artık sosyal medya üzerinden “haberleştiğini”, günümüzün alternatif medya kanalının sosyal medya olduğunu çoğumuz gözlemliyoruz. Özellikle sosyal medyayı günlük hayatının bir parçası yapan gençleri daha yakından tanımak, sosyal medyayı nasıl kullandıklarını daha yakından görmek ister misiniz?