Ipsos Anti Kriz Monitörü Araştırmamızdan derlenen verilerle bu hafta; toplumun tv izleme oranları ile en çok izlenen dizi ve programlara karşı tutum ve davranışlar incelenmiştir.
“Hiçbir şeyin izi yok, her şey tamamen karanlıkta. Sosyal medyada olan şey orada gizli kalıyor çünkü haber akışını sadece kullanıcı görüyor ve sonra kayboluyor, yani bir şeyi araştırmak imkansız. Size ne gösterdi, aynı şeyi kaç kere gösterdi, hepsi karanlıkta. Kimin hangi reklamı gördüğü hakkında hiçbir fikrimiz yok. Bıraktığı etki, bu insanları hedeflemede kullanılan veriler, bu reklamları verenler, harcanan para veya nereli oldukları hakkında hiçbir bilgimiz yok.
Kimi oyunculuğuyla, kimi müzik hayatıyla kimi ise TV ekranlarından hayatımıza girerek zihinlerimizde ve gönüllerimizde yer ediniyor. Ünlülerin hayatlarını merak ediyoruz, yolda görsek heyecanlanıyoruz kimi zamanda onların hayatlarını yakın markaja alıp davranışlarını örnek alabiliyoruz. Peki ünlülere ne kadar güveniyoruz? En güvendiğimiz ünlüler kim? Marka tercihlerimizde ne derece rol oynuyorlar? Tüm bu soruların yanıtını Mediacat Dergisi için gerçekleştirdiğimiz Ünlü Güven Endeksi’nde derledik.
Komik olsun diye yapılan bir video var; iki bilim insanı AR-GE çalışmaları sırasında bir robota sürekli eziyet ediyorlar, itip kakıyorlar, vuruyorlar, kameralarını boyayıp kör ediyorlar, kafasında şişe bile kırıyorlar ve sonunda da robotun canına tak ediyor ve bu ikisini bir güzel pataklıyor. Gerçekten de komik bir video, ben izlediğimde güldüm, arkadaşlarım ile de paylaştım. Ama konusu aslında somut bir endişeye de işaret ediyor, en azından insanların bir kısmı için.
Medyanın biçim değiştirdiğini söylemeye gerek yok. Eskiden bir medya organı sahibi olabilmek en düşük yatırım seviyesinde gazete veya dergi kurmak, daha yüksek yatırımlara çıkabilenler için ise radyo ve televizyon yatırımı yapmak demekti. Şimdi popüler olsun veya olmasın Facebook, Youtube, Twitter, Instagram hesaplarının her biri birer kişisel medya organı. Ve bunlardan birine veya hepsine sahip olmak hemen hemen hiç bir ciddi yatırım gerektirmiyor diyebiliriz. Kişisel medya organınızı kullanarak duruma göre yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insana erişmeniz mümkün. Tam da burada işin içine güven kavramı giriyor. Kime güveneceğimizi nasıl belirleyeceğiz?
Bu makale; TV, radyo, açıkhava veya dijital hangi mecra olursa olsun reklam verenlerin medya yatırımlarını ölçümlerken erişim ve sıklık metriklerinin ötesine geçerek, medya etkisini zaman bazlı nasıl ölçümleyebilecekleri konusunda detaylı bilgiler veriyor.
Ipsos, Türkiye de dahil olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşayan varlıklı kesimi, Ipsos Affluent Survey adlı araştırmasıyla mercek altına aldı. Araştırma kapsamında varlıklı kesimin İş Hayatı, Tatil ve Seyahat Tercihleri, Teknolojik Cihaz Sahiplikleri, Ürün Sahiplikleri ve Medya Tüketimleri incelendi.
Ipsos olarak her hafta yayına giren yeni reklamların performanslarını ölçümlediğimiz sendikal nöropazarlama ürünümüz NeuroFlash’ta bu hafta Sevgililer Günü temalı dijital ve TV reklamları yer alıyor.
İnternet istedikleri her an hedefledikleri gerçek tüketiciye seslenmede markalara yeni kapılar açıyor. Ipsos Connect tarafından hazırlanan İnternet Kullanım Alışkanlıkları Araştırması da bu kitlelerin kullanım alışkanlıklarını detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Yeni çıkan araştırmadan bazı çarpıcı bulguları bu habere taşıdık.