2004 yılından bu yana iki yılda bir gerçekleştirdiğimiz ve Türkiye’nin en geniş kapsamlı yaşam tarzı araştırmalarından biri olan Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırmamız kapsamında bir segmentasyon çalışması gerçekleştirdik.
İster hizmet yelpazesini genişletmek ister mevsimsel değişkenler, yeni tatlar veya tamamen yeni ürünler konusunda olsun; yeme içme sektöründe inovasyon oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Tüketicilerin damaklarına, zihinlerine ve en nihayetinde de cüzdanlarına erişebilmek amacıyla trendleri önceden görmek için çok fazla emek harcanıyor ve yatırım yapılıyor. Kökenlere dair hikayeler, sağlıkla ilgili sunulan vaatler, geçmişten tekrar canlandırılan lezzetler, uzak diyarlardan gelen ilhamlar ve aynı zamanda kategoriler arası inovasyon gibi, ilham veya içgörü birçok alandan gelebiliyor. Yiyecek – içecek sektöründe inovasyon için aynı zamanda daha makro düzeydeki toplumsal trendlere de bakmak ve bunların FMCG sektöründeki trendlere nasıl etki ettiğini görmek ve buralardan çıkacak taze fırsatları yakalamak da önem kazanıyor. Bir özetini paylaşacağımız global makalemiz ise tüketicilerin hayat ve onları çevreleyen dünyayla ilgili görüşlerinden şekillenen 5 temel makro trendden bahsediyor.
İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesini; ekonomik, siyasi ve sosyal haklarının kutlanmasını amaçlayan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşıyor. Biz de hem Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırmamızdan hem de TÜİK verilerinden bir derleme ile Türkiye’de Kadın İstatistiklerine bir bakalım istedik.
Ipsos Global Affluent Araştırması, 47 ülkeden 82 bin yüksek gelirli tüketiciyi kapsıyor. Araştırma, bu varlıklı kesimin küresel erişimini netleştirmeyi ve bu kitlenin demografik özellikleri, tutum ve davranışlarıyla ilgili temel bölgelerdeki benzerlik ve farklılıklarını keşfetmeyi amaçlıyor.
Türkiye dahil 29 ülkeyi kapsayan Ipsos Global @dvisor araştırmamız kapsamında insanların; yemek yeme alışkanlıklarına, gıda tercihlerine, diyet programlarına ve gıdanın geleceğine dönük görüşlerini derledik. Ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı.
2018’in ikinci yarısından başlayarak Türkiye’de tüketicinin ana gündemi Ekonomi olarak belirtiliyor. Ekonomi ile ilgili kaygılar sosyal medya analizlerimize de yansıyor. Genel olarak ekonomik dalgalanmaların olduğu dönemde tüketicilerin verdiği ilk tepkiler: 1)Tüketimini azaltmak 2) Gelirinden artırabildiği bir kısım varsa tasarrufa yönelmek 3)Zorunlu olmayan harcamalarını yapmamak, ertelemek yönünde gerçekleşiyor.
Ipsos’un Türkiye merkezli global hizmet birimi olan Market Measurement, tüketici panelleri konusundaki deneyimini ülke dışına da taşıdı. Pakistan’da Hane Tüketim Paneli açıldı. Panel, Pakistan’daki hanelere giren hızlı tüketim ürünlerini düzenli olarak raporlayacak. Böylelikle; demografi, bölge, sosyo ekonomik statü, satın alım kanalları vb çok çeşitli kriterlerde Pakistan’daki tüketimin nabzı tutulacak.
Reklamlar, sosyal medya ve diğer tanıtımlar, tüketiciyi bir ürünü satın almaya hazırlarken, doğru teşhir ve sergileme ise tüketiciyi o ürünü alması için harekete geçirir. Araştırmalarımız gösteriyor ki Türkiye’de mağazaya gelen alışverişçilerin %34’ü planlamadığı halde bir ürünü satın alıyor, %32’si ise aradığı ürünü bulamazsa markasını değiştiriyor. Alışverişçilerin %60’ı günlük ve acil ihtiyaç kaynaklı olarak satış noktasını ziyaret ediyor.
Ipsos’un Davranış Bilimi konusundaki uzman ismi Colin Strong tarafından hazırlanan bu makale, Zihin Ekonomisinin (Mind Economy), tüketicilerin hızlı tüketim ürünleri (CPG) markalarıyla etkileşime geçme şekillerini temelde nasıl tekrar düzenlediğini ortaya koyuyor. Tüketicilerin marka kararlarında dijital stratejilerin oynadığı merkezi rolü de göz önünde bulundurarak, Davranış Bilimi destekli tüketici içgörülerinin dijital dünyada marka değerini nasıl direkt olarak ve pozitif bir şekilde etkileyeceğini detaylandırıyor.