Türkiye Araç Satın Alım Yolculuğu Araştırması: “Onun Arabası Var”

Ipsos Otomotiv Sektörü uzmanları araba satın alma yolculuğunu anlatan çok paylaşımlı bir rapor hazırladı. “Onun Arabası Var” adlı bu raporda farklı profildeki araç sahipleri ve potansiyel satın alıcılarla görüşüldü. Ortaya derinlikli bir analiz çıktı.

Türkiye Araç Satın Alım Yolculuğu Araştırması: “Onun Arabası Var”

Görüşmeciler arasında gıcır gıcır sıfır bir araçta karar kılanlar da vardı, “yeniye gerek yok varsın ikinci el olsun” diyenler de… Tüm bu farklı ihtiyaç, motivasyon ve karar verme süreçleri gözetilerek, Ipsos “Onun Arabası Var” Raporu’nda her 10 görüşmeden 4’ü, araç almayı düşünenlerle, 6’sı, zaten almış olanlarla gerçekleştirildi.

Kadın sürücülerin sayısı artıyor

Günümüz otomotiv kullanıcıları içerisinde kadın kullanıcıları sayısı arttıkça, satın alım kararında etkileri de artmaya başladı. Bunun için araştırma kapsamında her 5 görüşmeden 1’i kadınlarla gerçekleştirildi.

Saha çalışması, araç yoğunluğunun yüksek olduğu 8 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Adana, Mersin) gerçekleştirildi.

“Bir arabam olsun!”

Araştırmaya göre, Türkiye’de otomotiv satın alanlar / satın almayı planlayanların %15’i için “otomotiv tutkusu” önemli bir motivasyon. Bu kitle için, onları araç satın almaya iten en önemli faktör, güvenlik, konfor, esneklik gibi fonksiyonel nedenlerden ziyade, çok daha duygusal olan, bir otomobile sahip olma “tutkusu”.
Bir kısmımız için araç bir tutku, tutku olmasına ama aracın markası ve modeli de öyle mi? Araç satın almak için yola çıktığımızda, kafamızda kaç farklı marka / model oluyor? Kaçımız ben Sedan’dan başka araca binmem diyor, kaçımızın zihni SUV’isinden, Hatchback’ine farklı alternatiflerle dolu? Farklı segmentteki araçları aynı potada eritiyor muyuz yoksa sadece aynı segmentin farklı modelleri arasından mı seçim yapıyoruz? Araştırma sonuçları gösteriyor ki, yalnızca tek bir marka modelle yola çıkanların oranı %32. Geri kalanlar ise ortalama 3 alternatif araç arasından seçim yapmaya çalışıyor. Bu seçimi yapmaya çalışırken de pek çoğumuz çevremizdeki arkadaşlarımızın tavsiyelerinden faydalanıyoruz ve onların tavsiyeleri satın alım kararımızda da ciddi bir rol oynuyor. Peki ya tüm bu süreç içerisinde eşlerimizin etkisi nasıl? Kadınlar en çok marka model ve aracın rengi konusunda eşlerine fikir verirken, erkeklerse marka model ve yakıt tüketimi konusunda eşlerine destek oluyor.

İkinci elin yenisi sıfır araçlardan vazgeçiriyor

Araç satın almak için yola çıkarken hepimizin kafasında farklı farklı senaryolar olsa da, sonuç her zaman yola çıkarken planladığımız gibi olmayabiliyor… Her 10 görüşmeciden 4’ü ben yalnızca sıfır araç satın alacağım diye yola çıkarken, 2’si sıfır araca gerek yok, ikinci el alacağım diyor. Her 10 kişiden 4’ü ise, hem 0 km hem de ikinci el alternatifleri değerlendireceğini belirtiyor. Peki ya sonuç? Hepsinin nedenleri farklı olsa da evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor ve ikinci el araç diye yola çıkan birisi kendisini 0 km bir araçta bulabiliyor ya da tam tersi. İkinci elden 0 km araca dönüşün en önemli nedeni, 0 km aracın daha güvenilir bulunması iken, 0 km’den ikinci el araca dönüşün en önemli sebebi ise, ikinci elde istenilen km’de araç bulunmuş olması.

İkinci el diyoruz ama, ikinci el araç derken gerçekte kastettiğimiz nedir? Görüşmecilerin %36’sı bir aracı ikinci el araç olarak görebilmesi için, o aracın vergi avantajı sağlamaya başlaması gerektiğini ifade ediyor. İkinci el araç satın alma niyeti olanlar da alacağı aracın en az 3 en fazla 9 yaşında ve yaklaşık olarak ortalama 19.000 ve 76.000 km arasında olmasını istiyor.

Peki markalar ne yapmalı?

Ipsos’un gerçekleştirmiş olduğu O’nun Arabası Var Araştırması gösteriyor ki, otomotiv sektöründe markalar arası rekabet, yeni teknolojiler ve farklı modellerle birlikte devam ettikçe, markalar ve farklı modeller arasındaki çekişme daha da kızışacak ve hatta farklı segmentlerdeki araçlar da daha çok birbirinin rakibi haline gelerek, zihinlerdeki alternatif sayılarını da arttırmaya başlayacak. Bu rekabet ortamında da, araştırma sürecindeki potansiyel tüketiciye doğru mecrada doğru şekilde iletişim yapan ve doğru zamandaki kampanyalarla, tüketiciye ulaşan, finansman anlamında ona destek olan firmalar rekabette bir adım öne geçecek. Buna ek olarak bireysel kiralama sektörünün tüketicilere kiralamayı daha iyi anlatıp, potansiyel faydalarını benimsetebilmesi durumunda, operasyonel kiralamaya ek olarak, bireysel kiralama sektörünün de yeni ÖTV sistemini avantaja çevirmesi ve sıfır araç pazarından pay almaya çalışması rekabeti iyice kızıştıracak gibi görünüyor.

Araştırma ile ilgili detaylı bilgi için, ipek.genc@ipsos.com ile iletişime geçebilirsiniz.