Aşı Olmayanların Yarısı 18-35 Yaş Grubundan

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 77. dönem verileriyle; toplumda en az bir doz aşısını olanlar, aşı olan ve olmayan kitlenin cinsiyet dağılımları, aşı olmayan kitlenin çoğunluğunun hangi yaş grubunda oldukları, eğitim açısından profil farklılığı, çocuk sahipliği aşı olma/olmama kararına etkisine dair konularda bireylerin ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

Eğitim Açısından Aşı Olan ve Olmayan Kitlenin Profili Farklılaşmıyor

Her ne kadar salgın dönemlerinde daha bir öne çıkıp sürekli aşı çalışmaları konuşuluyor olsada; sağlığın sürdürülebilmesi ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi konusunda yürütülen en önemli halk sağlığı uygulamalarından birisidir. Aşılamayı engelleyen faktörlerden biri eğitim olarak görülmektedir. Ancak hem aşı olmuş hem de olmamış kitlenin eğitim düzeylerine bakıldığında benzer olduğu görülmüştür. Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması’nda eğitimin aşı olma veya olmama kararı üzerinde bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

11ekim-6
Aşı Olan ve Olmayan Kitlenin Cinsiyet Dağılımları Oldukça Benzer

Sadece ülkemizde değil dünya genelinde yaşanan ve giderek artan aşı reddinin sebeplerini daha iyi anlayabilmek, aşılarla ilgili sahip olunan düşüncelerin, kararların değerlendirebilmesine yol gösterecek Ipsos’un araştırma verilerine bakıldığında; aşı omayan kitlenin dağılımları oldukça birbirine yakın. Aşı olmayanlar nezdinde kadınların oranı %53 ve erkeklerin oranı %47 ile aşı olmayan kitlenin cinsiyet dağılımı ile oldukça bir birine yakın olduğu izlenmektedir. Aşı olanlar nezdinde ise kadın ve erkeklerin oranı %50 -%50.

11ekim-4
Aşı Olmayan Kitlenin %52’si 18-35 Yaş Grubundaki Bireyler

Aşı olan kitle ile mukayese edildiğinde aşı olmayan kitle nezdinde 18-35 yaş grubu bireylerin oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

11ekim-5

Çocuk Sahipliği Aşı Olma Ya Da Olmama Kararını Değiştirmiyor

Gerek aşı olan gerekse de aşı olmayan kitle nezdinde çocuk sahipliği benzer oranda. Aşı olan kitlenin %74’ü aşı olmayan kitlenin ise %70’i çocuk sahibi.

11ekim-8Toplumun %85’i En Az Bir Doz Aşısını Olmuş

Ekim ayının ilk haftasına gelindiğinde toplumun %85’i ilk doz aşısını olmuş durumda. En az 2 doz aşısını olmuş oranların oranı %72.  Aşı olmamış bireylerin oranı ise %15.

11ekim-3

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu; Aşılama arzulanan hızda ilerlemiyor. Aslında benzer bir durum pek çok ülkede yaşanıyor. Otoriteler bir yandan aşı konusundaki tereddütleri gidermeye, vatandaşların gönüllü olarak aşı olmasını sağlamaya çalışırken, diğer yandan kamusal alanda aşının zorunlu olduğu uygulamalar yayılıyor.  Tüm bunlara rağmen aşıya endişe ile yaklaşan veya aşıya karşı olan bir kitle varlığını sürdürüyor. Peki, aşı olmamış kitleyi demografik açıdan aşı olanlar ile karşılaştırdığımızda nasıl benzerlikler veya farklar görüyoruz?
Öncelikle şunu belirterek başlamak lazım, aşı olanlar ile henüz aşı olmayanlar arasında profil olarak muazzam farklar yok. Mesela kadın-erkek dağılımı, çocuk sahiplik oranları çok yakın. Salgının başlangıcında kadınların endişe oranı çok daha yüksekti, ancak aşı söz konusu olduğunda bir fark oluşmamış görünüyor. Yine okulların açılması döneminde ebeveynlerin de aşı olması tartışması vardı, ancak çocuk sahibi olanlar arasında aşı olma oranı daha yüksek değil. 
Eğitim seviyeleri de benzer, her iki grupta da yaklaşık beşte bir oranında yüksek eğitimli bir kesim var. İki grup arasında sadece yaş dağılımı açısından farklar var ama bu biraz da aşılama takviminden kaynaklı diye düşünüyorum. Aşı olanların yarısına yakınının 45 yaş üstü vatandaşlardan oluşması şaşırtıcı değil.
Aşı olan ve olmayan kitle arasında profil olarak önemli bir fark olmaması önemli bir tespit. 

Aşı kavramına kökten karşı olanları bir yana bırakırsak, aşıların koruyuculuk süreleri ve doz sayıları ile ilgili tam bir netlik oluşmaması, birçok ülkede kalıcı onayların verilmemiş olması bir kesimin zihninde büyük soru işaretleri uyandırıyor. 
Bu soru işaretlerini ortadan kaldırmak da bilim insanlarına ve otoritelere düşüyor. Sadece çağrı yaparak veya mecbur kılarak hedefe tam olarak ulaşmak zor olacak.  

ARAŞTIRMA KÜNYESİ 
Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması ile Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımasını anlamak hedeflenmiştir.  Araştırma, Online Görüşmeler (CAWI) ile 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili 800 birey ile gerçekleştirilmiştir. 16- 5 Eylül 2021 tarihleri ile veriler; 74- 77 dönem verilerini kapsayan araştırmanın istatistiki hata payı, %95 güven aralığında ± %3’tür